Ağız ve Diş Sağlığı ile Beslenme İlişkisi

0 109

Gastrointestinal sistemin kapısı olarak nitelendirilen dişler, besinleri mekanik olarak parçalayarak kimyasal sindirimi kolaylaştırmaktadır. Besinlerle ilk karşılaşan yapılar dişlerimizdir. Sağlıklı dişler bireylerin yaşam kalitesi üzerinde önemli bir etkiye sahiptir.

Diş sağlığı üzerine etkileri bakımından besinlerin sınıflandırılması;

  • Fermente karbonhidratlar içeren, ağızda organik asit oluşumuna neden olan, tükürük ph’sını 5,5’in altına düşüren ve dişlerdeki çürüme sürecini hızlandıran karyojenik besinler,
  • Asidojen özellikteki bir besinden önce tüketildiğinde, plağın bu besinleri tanımasını engelleyen antikaryojenik besinler,
  • Mikroorganizmaların metabolize edemediği, diş çürüğü oluşturmayan ve fermente karbonhidrat içeriği hiç olmayan ya da az olan kariostatik besinler olmak üzere üç şekilde sınıflandırabiliriz.

Besinlerin etkilerini daha yakından inceleyecek olursak;

  • Asitli içecekler diş yüzeyinde zamanla tahribata neden olur. Tüketimleri durumunda pipet kullanımı tahribatı azaltır. Ancak en doğrusu, bu tip içeceklerin tüketiminin sınırlandırılmasıdır.
  • Muz, çikolata, lokum, bal gibi besinler, diş yüzeyinde yapışkan bir alan oluşturarak, besin parçalarının dişe yapışma olasılığını artırır.
  • Kraker, kahvaltılık gevrekler, cipsler gibi besinlerin küçük parçaları, dişlerin arasına yerleşerek zamanla karyojenik etki gösterebilirler.
  • Peynir, kepekli gıdalar (örneğin, kepek ekmeği), yer fıstığı ve sakız, tükürük sekresyonunu uyaran besinlerdir. Fakat, yer fıstığının küçük parçalarının diş aralarına girebileceği unutulmamalıdır.
  • Siyah çay ekstratı diş plağındaki flor konsantrasyonunu arttırır ve şekerin karyojenitesini de azaltır.
  • Sıvıların dişe tutunma yetenekleri katılardan daha düşüktür. Bu nedenle katı besinlerin sıvılarla alınması, besinlerin karyojenik etkisini de azaltacaktır. Örnek verecek olursak, sütle beraber alınan muzun karyojenik etkisi azalmaktadır.
  • Kalsiyum, fosfor ve kazein eklenmiş inek sütü diş çürüğüne karşı koruyucu etki gösterir.
  • Taze sıkılmış meyve suları, eklenti şekerin olmayışından dolayı kutu meyve sularına tercih edilebilir. Ancak, meyve sularının asit içerikli olduğu da unutulmamalıdır. Aşırı tüketimleri, dişin geri dönüşümsüz olarak kaybına ve kimyasal korozyonuna sebep olan dental erezyona sebep olabilir.
  • Antikaryojenik karaktere sahip olan su, içerdiği florla ağız ve diş sağlığında önemli bir yere sahiptir. Flor, çocuklarda diş çürüklerini %20-40 oranında azaltır. Çocukluk döneminde kazandırılmış su içme alışkanlığının, yaşamın ilerleyen dönemlerinde bireye önemli katkıları olmaktadır.
  • Besinlerin ve içeceklerin tüketiminin arasında en az 2 saat olması, tükürük sekresyonunu uyarmak adına; işlenmemiş ve taze besinlerin tüketimi ve öğünler arasında şekersiz sakız (ksilitollü sakız) tüketimi diş çürüğü riskini azaltmaktadır. Tükürük sekresyonunu arttıran ksilitol; diş çürüklerinden sorumlu Streptococcus Mutans’ı, diş hastalıklarına neden olan Helicobacter pylori’yi, kserostomiyi (ağız kuruluğu), diş eti iltihaplarını ve diş erezyonunu azaltıcı etkiye sahiptir.
Diş Sağlığının Önemi

Sağlıklı diş demek, sağlıklı ağız demektir. Sağlıklı ağız ve dişlere sahip bir kişide; konuşma, yutma, çiğneme gibi bazı fonksiyonlar sorunsuz şekilde işlemeye devam eder. Ayrıca bireyin özgüvenine, duruşuna önemli katkılar sağlamakta ve topluma katılmasına yardımcı olmaktadır. Ağız ve diş problemleri yaşayanlarda bu durum tam tersidir.

Öneriler:
  • Basit şeker içeren besinlerin tüketimi sınırlandırılmalıdır. Dünya Sağlık Örgütü toplam enerjinin %5’ini geçmemesini öneriyor.
  • Paketli besinlerin etiketleri mutlaka incelenmeli ve ilave şeker eklenmiş gıdaların tüketimi sınırlandırılmalıdır.
  • Süt, peynir, yoğurt gibi besinler sağlam dişler için önemlidir. Çocukların, bu besinleri günde 2-3 porsiyon tüketmeleri önerilmektedir.
  • Yeterli miktarda su tüketimi, ağız ve diş sağlığı için oldukça önemlidir. Su tüketimine dikkat edilmelidir.
  • Yemek sonrasında; diş ipi, ara yüz fırçası, uygun fırçalama tekniklerini diş hekiminizden öğrenerek, düzenli olarak uygulamaya özen gösteriniz.

Unutmayın!

Dişleriniz hayat kalitenizi arttırmak ve beslenmenizin en iyi şekilde gerçekleşebilmesi için size bahşedilmiş bir nimettir. Onlara iyi bakın.

BAYSAL, I., & AKSOYDAN, E. (2016). Ağız Hastalıklarında Beslenme. Güncel Gastroenteroloji, 195-200.

Khandelwal, V., Anand Nayak, P., & Anand Nayak, U. (2014). The effect of xylitol on dental caries and oral flora. Clinical, Cosmetic and Investigational Dentistry, 89-94.

KÖKSAL, E. (2014). Ağız Diş Sağlığında Beslenmenin Önemi. HALK SAĞLIĞI GÜNLERİ III. ULUSAL OKUL SAĞLIĞI SEMPOZYUMU “OKUL SAĞLIĞINDA AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI” (s. 17-21). Ankara: HASUDER .

Scardina, G., & Messina, P. (2012). Good Oral Health and Diet. Journal of Biomedicine and Biotechnology, 1-7.

Uyarı! BirBes.com içeriklerinin bir bölümü veya tamamı, BirBes. com – Beslenme Biliminin Geleceği’nin daha önceden yazılı izni ve onayı alınmadan kopyalanamaz, yayımlanamaz, hiçbir ortamda kaydedilemez, değiştirilemez ve uyarlanamaz. Bütün yasal haklar saklıdır.

Yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.