Gebelikte Nasıl Beslenmelidir? Hamile İken Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar Nelerdir?

Hamile ve hamile adayı kadınlar için mükemmel bir rehber...

0 190

Hamilelik sırasında uygulanan yeme davranışlarının, bebeği doğrudan etkilediği bilinmektedir.

  • İyi beslenme alışkanlıkları, bebeğin büyüme ve gelişmesini olumlu etkileyecek doğru yiyecek seçimleri ile, hamilelik sırasında dengeli bir beslenme programı uygulamak; bebeğin sağlıklı bir şekilde gelişmesine yardımcı olacaktır.

Gebelik boyunca aşırı besin tüketen ve beden kitle indeksine göre obez olarak değerlendirilen bireylerin, gebe kalması sonucunda; bebeğin antropometrik değerleri (boy uzunluğu, baş çevresi, doğum ağırlığı vb.) normalden farklı olmaktadır.

Gebelikte aşırı ağırlık artışı; ölü doğum yapma, düşük, sezaryen doğumlar, preeklemsi*, konjenital anomaliler* ve gestasyonel diyabet gibi birçok olumsuz duruma, gebelikte yetersiz ağırlık kazanımı ise; düşük doğum ağırlığı ve erken doğuma sebep olabilmektedir.

Amerika Birleşik Devletleri Tıp Kurumu (The Institute of Medicine)’nun gebelikte ağırlık kazanımı önerileri aşağıda belirtilmiştir:

BKI (kg/m2)Önerilen Ağırlık Kazanımı (kg)
<19.812.5-18
19.8-2611.5-16
>26-297-11.5
>29En az 6.0
İkiz Gebelikler16-20.5

BKI: Beden Kitle İndeksi

Gebelikte Enerji ve Besin Öğeleri

Halk arasında hamileler için yaygın kullanılan “iki kişilik yemek” söylemi bir efsane olarak değerlendirilmelidir. Elbette ki gebelik süresince; hem anne, hem de bebek için ekstra enerjiye ihtiyaç vardır. Bu ihtiyaç, bebeğin gelişimi ile orantılı olarak, 3-6. aylar arasında yaklaşık 300-350 kalori/gün ve 6-9. aylarda ise yaklaşık 450 kalori/gün olarak düşünülmektedir. Ancak hamileliğin ilk 3 ayında, ekstra bir enerji ihtiyacı olmamaktadır.

  • Enerji: Günlük enerji ihtiyacı ortalama olarak 2200-2500 kalori arasında değişmektedir. Gebelik süresince artan enerji ihtiyacı; yağsız etler, az yağlı süt ürünleri, meyveler, sebzeler ve kepekli tahıllar gibi besleyici değeri yüksek gıdalardan temin edilmelidir.
  • Karbonhidrat: Günlük alınan enerjinin %50-60’ının karbonhidratlar tarafından oluşturulması büyük önem taşımaktadır. Sıklıkla kompleks karbonhidrat kaynakları tercih edilmeli, basit şekerlerden uzak durulmalıdır.
  • Protein: Günlük alınan enerjinin %12-15’inin proteinlerden sağlanması; fetüsün gelişimi için son derece önemlidir. Tüketilen protein kaynaklarının %60’ı biyolojik değeri yüksek kaynaklardan sağlanmalıdır. RDA’nın* önerisine göre günlük tüketilmesi gereken protein miktarı yaklaşık 60 gramdır. Bitkisel ağırlıklı beslenen gebeler ve vejetaryenlerin diyetlerine ise, günlük 20 gram protein ilavesi önerilmektedir. Dikkat! yetersiz protein tüketimi, negatif azot dengesine yol açarak tehlikeli sonuçlara sebep olabilir.
  • Yağ: Günlük alınan enerjinin %25-30’unun yağlardan karşılanması önerilmektedir. Gebenin, çoklu doymamış yağ asitlerinden, özellikle DHA’dan zengin beslenmesi; fetüsün sinir sistemi gelişimi için gereklidir. EPA*, DHA* ve AA*, bebeğin büyüme ve gelişimi için oldukça önemli bir yere sahiptir. Çoklu doymamış yağ asitleri içeriğine sahip somon, alabalık gibi yağlı balıklar, ringa balığı ve DHA içeriğine sahip alabalık; fındık, keten tohumu ve bitkisel yağlar, süt ve yumurta tüketimine özen gösterilmelidir. ADA’nın* yayınladığı bir raporda; deniz ürünlerinin haftada 227 gram tüketilmesi ile omega-3 yağ asitleri alımının; bebeğin bilişsel ve görsel gelişimini olumlu yönde etkilediği bildirilmektedir. Bununla birlikte, gebelik öncesi günde 1 mcg’dan fazla civa maruziyeti; bebekte hiperaktivite bozukluğu ve dikkat eksikliği ile ilişkilendirilmiştir. Ancak haftada iki porsiyon balık tüketimi, bu davranışlara karşı koruyucu etki göstermektedir.
  • A vitamini: Yeterli alımı; fetal büyüme, görme fonksiyonu, epitel doku bütünlüğü ve immünite için gereklidir.
  • D vitamini: Kemik gelişimi ve büyüme-gelişme için gerekli olan D vitamini, yağlı balıklar ve yumurtada bulunmaktadır. Günde en az 20 dakika güneş ışığına maruziyet vücutta kullanılabilirliğini sağlamaktadır.
  • Demir: Gebelik döneminde bebeğin ihtiyaç duyduğu oksijen ve besin maddelerini almasını sağlamak için, demir gereksinimi artmaktadır. Bu nedenle, demir içeriği yüksek kırmızı et, bakliyat, fındık, yumurta, su teresi, demir içeriği güçlendirilmiş kahvaltılık tahıllar, kurutulmuş meyveler ve yeşil yapraklı sebzeler gibi besinlerin tüketimine önem verilmelidir. C vitamini, demir emilimini arttırdığından; demir içeren besinlerle, C vitamini içeren besinlerin birlikte tüketimi fayda sağlayacaktır. Çay veya kahve gibi içecekler ise, demir emilimini azaltmaktadır.
  • Kalsiyum: Süt, peynir ve yoğurt, kemik gelişimi ve korunması için önemli bir yere sahip olan kalsiyumun zengin kaynakları arasında yer almaktadır. Kalsiyum içeren gıdaların; hem anne, hem de bebeğin sağlığı için mutlaka beslenmeye dahil edilmesi gerekir. Süt ve ürünlerini tercih etmeyen bireyler için kalsiyum takviyeli soya sütü ve kahvaltılık gevrekler, bazı konserve balıklar (konserve sardalya gibi), koyu yeşil yapraklı sebzeler (lahana, roka, ve su teresi gibi) ve yağlı tohumlar iyi birer alternatif olabilir.
  • Folik asit: Eksikliği; nöral tüp defekti, kardiyak anomaliler gibi doğumsal malformasyonlar*, anemi, preeklempsi ve düşük doğumlara sebep olmaktadır. Nöral tüp defektine karşı koruyucu etkisinden dolayı; gebeliğin 12. haftasına kadar günlük 400 mcg folik asit takviyesi hekimler tarafından desteklenmektedir.
Öneriler
  • Hamilelik sırasında ve sonrasında, besin kaynaklı hastalıklardan korunmak adına; besinlerde bulunan ya da pişirilmesi ve saklanması sırasındaki uygunsuzluk durumunda, gelişebilecek bakteri ve parazitlerden korunmak büyük önem taşımaktadır.
  • Anne ve bebeğe zararlarından dolayı, hamilelik sırasında ve sonrasında; alkol ve sigara kullanılmamalıdır.
  • Hekimin uygun görmediği durumlar dışında; haftada ortalama 2,5 saat fiziksel aktivite önerilmektedir. Düşme veya yaralanma riski yüksek olan aktivitelerden kaçınılmalıdır.
  • Şekerli içecekler yerine su tercih edilmelidir.
  • Kafein tüketimi ve diyet takviyeleri konusunda diyetisyene, ilaç kullanımı konusunda önce hekime, sonra eczacıya danışılmalıdır.

Preeklemsi: Rahim yatağını döşeyen ince kıvrık arter damarların aşırı daralması ile plesantanın bebeği besleyememesi durumudur.
Konjenital anomali: Doğum öncesinde meydana gelmiş olan normal dışı durum
DHA: Dokozahekzanoik asit
EPA: Ekozapentanoik asit
AA: Araşidonik asit
ADA: Amerika Beslenme ve Diyet Akademisi

RDA: Recommended Dietary Allowance
Malformasyon: Oluşum bozukluğu

British Nutrition Foundation . (2018, 9 19). Nutrition and Supplements during PregnancyHealthy Eating Tip of The Month. (2017). Prenatal Nutrition.

USDA. (2016). Tips for Pregnant Moms.

Uzdil, Z., & Özenoğlu, A. (2015). Gebelikte Çeşitli Besin Öğeleri Tüketiminin Bebek Sağlığı Üzerine Etkileri. Balıkesir Sağlık Bilimleri Dergisi.

Uyarı! BirBes.com içeriklerinin bir bölümü veya tamamı, BirBes. com – Beslenme Biliminin Geleceği’nin daha önceden yazılı izni ve onayı alınmadan kopyalanamaz, yayımlanamaz, hiçbir ortamda kaydedilemez, değiştirilemez ve uyarlanamaz. Bütün yasal haklar saklıdır.

Yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.