Son Dönem Kahvaltılıklar Sağlığımızı Nasıl Tehdit Ediyor?

Kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı...

0 277

Yeterli ve dengeli beslenme, temel besin gruplarında bulunan gıdaların (süt grubu, et-yumurta-kurubaklagil grubu, sebze ve meyve grubu, tahıl grubu), ana ve ara öğünlere doğru bir şekilde yerleştirilebilmesine bağlıdır. Günlük olarak ihtiyaç duyulan enerji ve besin ögelerinin önemli bir kısmının sağlandığı öğün, kahvaltıdır. Ancak, günümüzde metropol hayat düzeninin ve sağlığı tehdit eden gıda endüstrisinin etkileriyle ‘’hızlı, hazır, paketli’’ yiyecekler, kahvaltı sofralarına kadar ulaşmıştır. Bu nedenle, artık kahvaltılar da sağlıklı ve sağlıksız olarak ikiye ayrılmaktadır.

Sağlıklı kahvaltı, gün boyu zinde kalmanın temelidir. Yumurta, peynir, zeytin, domates vb. gıdaları içermektedir. Sağlıklı yağlar, lif (posa) ve kaliteli proteinler açısından zengindir. Neyin, ne kadar tüketilmesi gerektiği ise; her öğünde olduğu gibi kahvaltıda da, kişinin sağlık durumu ve hayat şartlarına bağlı olarak değişkenlik göstermektedir.

Sağlıksız kahvaltı; son dönem kahvaltılıkları olarak anılan gevrek, krep, unlu mamuller gibi ürünleri içermektedir. Sürekli acıkma hissi oluşmasına sebep olan bu kahvaltılıklar, kilo alınmasına zemin hazırlamaktadır. Boş enerji kaynaklarıyla dolu olduğu için, gün boyu halsizlik ve yorgunluk gibi şikayetlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

  • En önemlisi de, diyabet gibi kronik hastalık risklerini arttırmaktadır.

Son dönem kahvaltılıkları ve sağlığa zararlarını inceleyecek olursak:

Kahvaltılık Gevrekler

Çocuklar ve yetişkinler için, besleyici bir seçim olup, olmadığı birçok tartışmaya neden olmuştur. Bu gevreklerin gıda etiketleri okunduğunda ‘’tam tahıllı’’ gibi ibarelerle karşılaşılsa da, gerçekler hiç de öyle değildir. Yapılan çalışmalar, kahvaltılık gevreklerin yüksek oranda işlendiğini ve sadece az miktarda tam tahıl içerdiğini göstermektedir. Ayrıca, kahvaltılık gevreklerin içerdiği mineral ve vitaminler de doğal olmayıp işlenme sürecinde yapay olarak ilave edilmektedir.

  • Çocukların bağışıklık sistemini güçlendirmek amacıyla tasarlanmış kahvaltı gevrekleri üzerine yapılan araştırmalarda; bu gevrekleri tüketen çocukların, hiç tahıl tüketmeyen çocuklar kadar hasta oldukları ortaya konmuştur. Ayrıca EWG* tarafından hazırlanan bir rapor; bir porsiyon kahvaltılık gevreğin, üç çikolatalı kurabiyeden daha fazla şeker içerdiğini göstermektedir.
  • Yani sanılanın aksine; kahvaltılık gevrekler besleyici değil, şeker yüklüdür. Yüksek şeker alımı da; obezite, tip 2 diyabet, kardiyovasküler rahatsızlıklar gibi pek çok kronik hastalığa davetiye çıkarmaktadır.
Krepler

Hafta sonu ev kahvaltılarında ve restoran kahvaltılarındaki popüler seçeneklerdendir. Yumurta, süt, un, şeker, tereyağı içeren krepler, kendisine özgü dokuyu elde edebilmek için genelde sağlıksız pişirme yöntemi ile pişirilir. Ayrıca, üzerine ölçüsüz olarak reçel, bal, çikolata gibi malzemelerin eklenmesi de krepi şeker oranı yüksek, boş enerji kaynağına çevirmektedir.

  • Yapılan bazı çalışmalar; kahvaltıda sıklıkla krep tüketiminin, insülin direncini tetikleyen inflamasyonları* ve obezite riskini arttırdığını göstermektedir.
Küçük Kekler (Muffin) ve Ay Çörekleri (Kruvasan)

Bu ürünler çoğunlukla hazır, paketli gıdalar halinde tüketilmektedir. Ayrıca restoran, kafe gibi yerlerin kahvaltı menülerinde sıklıkla yer bulmaktadır. Sağlıklı bir tercih olamayacak kadar rafine edilmiş maddeler içerir. Şeker miktarları çok yüksektir. İçeriklerine eklenen çikolata-şeker parçacıkları ve krema da kalori miktarını arttırmaktadır.

  • Konuyla ilgili bilimsel araştırmalar; bu tür ürünlerin, tüketilen porsiyon boyutlarında sürekli bir artışın olduğunu ve bu artışın obezite yaygınlığında önemli bir rol oynadığını göstermektedir.
Granola Barlar

Kahvaltılıklar kategorisinde yer alır. Çeşitli tahılları, kuru yemişleri içerenler ve ev yapımı olanlar sağlıklı bir atıştırmalık sayılabilir. Ancak, bu barların kahvaltı sofralarında tek başına tercih edilme sıklığının artmaya başlaması büyük bir sorun haline gelmektedir. Çoğu kahvaltı atıştırmalıklarına göre güvenli sayılsalar da, sabah öğününde alınması gereken besin ögelerini tam olarak karşılayamayacağı unutulmamalıdır.

  • Araştırmalar, hazır granola barlarının lif ve protein içeriğinin düşük olduğunu göstermektedir. Bu araştırmalardan ulaşılan diğer bir sonuç ise; içerdiği şeker kombinasyonlarının, kan şekeri düzeylerini ve insülin seviyelerini olumsuz yönde etkilediğidir.
Açmalar, Poğaçalar ve Simitler

Okula ve işe yetişebilme telaşı ile acele edildiğinde, kahvaltı öğününü geçiştirmek için sıklıkla tercih edilmektedir. Yapımlarında genellikle kalp sağlığı için zararlı olan yağlar kullanılmaktadır. Sindirim ve dolaşım sistemlerinin sağlığı açısından da tehlike oluşturmaktadır. Ayrıca, bu unlu mamullerin özellikle de kahvaltıda tüketilmesi, çok kolay verilemeyecek yağların alımına ve dolayısıyla kilo artışına neden olmaktadır.

Açmalar ve poğaçalar kadar tercih edilen simitler de, porsiyon kontrolüne dikkat edilmezse, zamanla vücuda pek çok zarar verebilmektedir.

  • Yapılan çalışmalar; simidin enerji miktarının yüksek olmasının temel sebebini, yağlı bir besin olan susamı bol miktarda içermesi olarak göstermektedir.
Tostlar

Yapılışında genellikle beyaz ekmek ve sağlıksız yağlar kullanıldığı için, kahvaltı ve diğer öğünlerde doğru bir seçenek değildir. Araştırmalar, tostların kan şekerini çok hızlı bir şekilde arttırdığını göstermektedir. Hızlı bir şekilde yükselen kan şekeri ise, daha fazla acıkmaya ve dolayısıyla kilo artışına neden olmaktadır. Ayrıca tostlara sucuk, salam gibi işlenmiş gıdaların eklenmesi de bu konuda yapılan önemli yanlışlardandır.

  • Tostların sağlıklı hale getirilmesi mümkün değil midir? Tabi ki mümkündür. Beyaz ekmek yerine tam tahıllı ekmek kullanarak ve peynir, kaşar, domates gibi doğru malzemeler ile sağlıklı bir hale getirilebilir.
Hazır Meyve Suları

Başta kahvaltı olmak üzere, diğer herhangi bir öğünde hazır meyve sularını tüketmek, insan vücuduna yapılan en büyük kötülüklerden biri olmaktadır. Hazır meyve suları ile ilgili araştırmalar göstermektedir ki, bu ürünler kan şekerini hızlı bir şekilde yükseltmektedir. Ayrıca, insülin seviyelerindeki değişimler sonucunda, kişi kendisini yorgun ve aç hissetmektedir. Meyve suları kan şekerini olumsuz etkilediği için metabolik sendrom* riskinin artmasına da neden olmaktadır.

Neredeyse piyasadaki tüm meyve suları yüksek fruktozlu mısır şurubu içermektedir. ‘’%100 meyve suyu’’ ibaresini içerenlerde bile bol miktarda şeker bulunmaktadır. Bu nedenle, kahvaltıda meyve tercih edilecekse ya meyvenin kendisi yenmeli ya da hemen tüketmek üzere suyu sıkılmalıdır. Hazır meyve sularından kesinlikle uzak durulmalıdır.

Açlık ve tokluk hormonlarının dengesi için kahvaltı temel öğündür. Yukarıda belirtilen yiyeceklerin tüketilmesi alışkanlık haline gelirse; gün boyu aç, huzursuz ve yorgun hissedilmesi kaçınılmaz hale gelmektedir.

Hızlı bir kahvaltı hayatı kolaylaştırıyor gibi görünse de, sindirim ve dolaşım başta olmak üzere, tüm sistemlere büyük zararlar vermektedir. Kompleks karbonhidratları içermeyen, lif ve protein bakımından fakir ve kalorisi yüksek olan son dönem kahvaltılıklar; insanların gelecekte karşılarına çıkabilecek hastalıkların risklerini arttırmaktadır.

  • Elbette arada kaçamaklar olacaktır. Önemli olan, tüketilen gıdalar konusunda farkındalığın her geçen gün daha da artabilmesidir.

EWG: Çevre Çalışma Grubu

İnflamasyon: İltihap

Metabolik sendrom: Yüksek kan şekeri, yüksek tansiyon, kan yağlarında bozukluk ve bel çevresi kalınlığı ile karakterize klinik bir tablodur.

Freeman, B. B. (2000). Dietary Fiber and Energy Regulation. Symposium: Dietary Composition and Obesity: Do We Need to Look Beyond Dietary Fat? American Society for Nutritional Sciences, 272-275.

Johnson, R. J., Segal, M. S., Sautin, Y., Nakagawa, T., Feig, D. I., Kang, D. H., Lozada, G. S. (2007). Potential role of sugar (fructose) in the epidemic of hypertension, obesity and the metabolic syndrome, diabetes, kidney disease, and cardiovascular disease. American Society for Nutrition, 899-906.

Nieman, D. C., Henson, D. A., & Sha, W. (2011). Ingestion of micronutrient fortified breakfast cereal has no influence on immune function in healthy children: A randomized controlled trial. Nutrition Journal, 1-9.

Raatz, S. K., Johnson, L. K., & Picklo, M. J. (2015). Consumption of Honey, Sucrose, and High-Fructose Corn Syrup Produces Similar Metabolic Effects in Glucose-Tolerant and-Intolerant Individuals. The Journal of Nutrition, 2265-2272.

Stanhope, K. L., & Havel, P. J. (2009). Fructose Consumption: Considerations for Future Research on Its Effects on Adipose Distribution, Lipid Metabolism, and Insulin Sensitivity in Humans. Supplement: The State of the Science on Dietary Sweeteners Containing Fructose, The Journal of Nutrition, 1236-1241.

Uyarı! BirBes.com içeriklerinin bir bölümü veya tamamı, BirBes. com – Beslenme Biliminin Geleceği’nin daha önceden yazılı izni ve onayı alınmadan kopyalanamaz, yayımlanamaz, hiçbir ortamda kaydedilemez, değiştirilemez ve uyarlanamaz. Bütün yasal haklar saklıdır.

Yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.