Yara İyileşmesi Nedir? Kaç Evrede Tamamlanır? Beslenme Tedavisi Nasıl Olmalıdır?

0 233

Yara, dokunun normal fonksiyonlarının kesintiye uğraması ya da tahrip olmasıdır. Yara; kısmi ve tam kalınlıkta yara, akut ve kronik yara, açık ve kapalı yara olarak sınıflandırılabilmektedir.

  • Açık yarada deri eksikliği mevcuttur. Bu durum; deri altında kalan dokuların açıkta kalarak atmosfer ile temasa geçmesini, doku ve hücrelerin olumsuz etkilenmesini sağlamaktadır. Açık yarada; enfeksiyon, doku kuruluğu, bazı dokuların korunmasız kalması, ısı kaybı, eritrosit*, lökosit* ve protein kaybı iyileşmeyi olumsuz etkilemektedir.
  • Akut yaralar (cerrahi insizyon, travma ve ağır yanıklar); belli bir süre içerisinde düzenli olarak belli dönemlerden geçtikten sonra dokunun normal anatomik ve işlevsel bütünlüğüne geri dönüşünün sağlanabilmesidir.
  • Kronik yaralar (bası ülserleri, venöz staz ülserleri, diyabetik nöropatik ülserler, iskemik ülserler); akut yaraların aksine belli dönem ve safhalardan geçmeyen, sonuç olarak anatomik ve işlevsel bütünlüğün sağlanamadığı yaralardır.

Yara iyileşmesi travma ile başlatılan hücresel, biyokimyasal ve sistemik olayların yeni doku oluşumu ile normal sürekliliğine geri getirilmesine denir. Yara iyileşmesinin temel prensibi doku hasarını en aza indirerek, yeterli dokunun perfüzyon ve oksijenleşmesini, bunun yanı sıra dokunun düzgün beslenmesini ve nemlenmesini sağlamaktır. Büyüme Faktörleri, radyoterapi, kemoterapi, yaranın lokalizasyonu ve kanlanması, genetik ve immunolojik bozukluklar, diyabet, beslenme faktörleri ve steroid kullanımı yara iyileşmesini etkilemektedir.

Yara iyileşmesinin aşamaları;

  • Hemostaz ve inflamatuvar fazı; damarlarda vazokonstrüksiyon ile kısa süreli hemostazın sağlanmasıyla başlamaktadır. Hemostaz sağlanmadan iyileşme süreci devam edemez. Hemostaz sağlandığında, inflamatuar hücreler yara alanına doğru hareket etmekte, apoptotik hücreleri ve bakterileri yaralanma alanından uzaklaştırmaya başlamaktadır. Yara alanında inflamasyonun (iltihap) klinik belirtileri olan lokalize ödem, ağrı, kızarıklık ve ısı artışı olmaktadır. Bu faz, inflamasyonun uzamasına neden olacak herhangi bir faktör bulunmuyorsa 3-5 gün içinde sona ermektedir.
  • Proliferasyon fazı; yaralanma sonrası 3. günde başlamakta ve 3 hafta kadar devam etmektedir. Bu fazın ana olayları; geçirgen bir bariyer oluşturulması, kan desteğinin sağlanması ve yaralanmış dokunun güçlendirilmesidir.
  • Matürasyon fazı; yara bölgesindeki fibroblast* sayısının azaldığı, kollajen üretiminin dengeye ulaştığı, epitelizasyonun* tamamlandığı, yara alanının renginin soluklaştığı, yara gerilim direncinin arttığı ve sonuçta iyileşmiş skar dokusunun oluştuğu evredir.
Beslenme Faktörleri

Birçok denklem yanıklı hastalarda kalori ihtiyacının belirlenmesinde; vücut ağırlığı, yaş, cinsiyet, yanıktan etkilenmiş vücut yüzey alanını kullanır. Ancak indirekt kalorimetre ile enerji tüketiminin ölçülmesi yanıklı hastalarda en güvenilir metoddur.

Yara iyileşmesi için enerjiye ve anabolik olaylara gereksinim vardır. Beslenme bozukluğu olan hastalarda yara iyileşmesi gecikir. Bu kişilerde enfeksiyona karşı savunma mekanizmaları yeterli olmadığından yara yerinde enfeksiyon gelişme riski yüksektir.

RNA ve DNA sentezi, kollajen ve doku formasyonu, bağışıklık sistemi, epidermal büyüme ve keratinizasyondaki* rolleri nedeniyle yara iyileşmesinin her aşamasında etkisi vardır.

Yara iyileşmesindeki yüksek metabolik aktiviteyi sürdürmek için gereken enerjiyi sağlar. Yanıklı hastaların beslenmesinde ana enerji kaynağı karbonhidratlardır. Diyetteki oranının %60-65 arasında olması gerektiğini belirten raporlar olmasına karşın daha yüksek oranlar tavsiye edilmektedir. Bu sayede yanık yarasındaki hücrelerde glikozun direkt enerji kaynağı olarak kullanılması sağlanmış olur.

Yanığın iyileşme döneminde diyette fazla lipid alınımı iyileşme süreçlerini geciktirebilir. Fazla miktarda lipid düzeyleri immünolojik cevapları bozabilir ve enfeksiyonlara eğilimi arttırır.Yüksek yağlı diyet prostoglandin metabolizmasını kötü yönde etkilemesi yanında pıhtılaşma mekanizmalarını da aksatır.

Bazı vitaminler ve mineraller yara iyileşmesinde önemli rol oynamaktadır. Magnezyum, bakır, kalsiyum, demir ve çinko kollajen sentezinde etkilidir. Vitamin A; fibroblast oluşumunu, kollajen liflerin çapraz bağlanmasını, epitelizasyonu ve steroid kullanımı sebebiyle uzamış yara iyileşmesini tekrar uyarmaktadır. Vitamin C; demir ve oksijenle birlikte kollajen sentezi sırasında, lizin ve prolinin hidrolizasyonu ile nötrofillerdeki süperoksit radikalinin üretimi için gereklidir. C vitamini eksikliği olan kişiler yara iyileşmesinde enfeksiyona daha yatkındırlar. B grubu vitaminleri ve kobalt; antikor oluşumunda, beyaz kan hücrelerinin fonksiyonlarında ve bakteri direncinin sağlanmasında zorunlu kofaktörlerdir. Çinko ve bakır eksikliklerine de yanık hastalarında rastlanılmaktadır. Muhtemelen bu eksiklikler doku yıkımına ve artmış üriner atılıma bağlı olarak gelişmektedir. Çinko; yara geriliminin sağlanmasında ve kollajen sentezi sırasında lizin oksidaz aktivitesinde görev alırken, vitamin K kanın pıhtılaşmasında işlev yapmaktadır.

  • Hidroksi Metil Butirat (HMB)

Hidroksi metil butiratın (HMB) inflamasyonu engellediği düşünülmektedir. Lösinin* yaklaşık olarak %5’i sitozolde HMB’ye dönüşür. Yani birçok çalışma tarafından en etkin doz olarak kabul edilen 3 gr HMB sentezlenebilmesi için, 60 gr civarında lösin almak gereklidir. Günlük diyette alınan lösin miktarına göre değişmekle birlikte, ortalama olarak vücutta günlük 0.2-0.4 gr kadar HMB doğal olarak sentezlenir.

  • Çalışmalar HMB’nin besin desteğinin bağışıklık fonksiyonunu ve sağlığını iyileştirebileceğini göstermektedir. Bir lösin metaboliti olan HMB’nin, hayvanlarda ve insanlarda kas proteolizini düzenlediği ve kemirgenlerde kolajen birikimini arttırdığı bildirilmiştir.
  • Glutamin

Ciddi hastalarda glutamin (GLN) takviyesinin enfeksiyonu düşürmede ve hastanede kalma süresinde azalmaya neden olduğu, fakat mortalite* üzerinde önemli bir etkisinin olmadığı rapor edilmiştir. Sepsis veya travma sonrası GLN depoları boşalmaktadır. Bu dönemlerde, intrasellüler GLN %50 azalmakta ve diyetle günlük alınan GLN miktarı yaklaşık 1 g kadar olabilmekte ve gereksinimi karşılamamaktadır. Çalışmalar, bu gibi durumlarda gln desteğini önermektedir. Yetişkin yanık hastalarında glutamin desteği ile protein sentezi desteklenmiş, yara iyileşmesi hızlanmış ve hastanedeki yatış süresi azalmıştır.

  • Arjinin

Arjinin; kanser ve travma gibi stres durumlarında ihtiyacı artan, vücutta birçok metabolik yolda görev alan durumsal esansiyel bir aminoasittir. Koşullara bağlı olarak esansiyel aminoasitlerden arjinin hücresel immün cevabı ve yara iyileşmesini olumlu yönde etkileyebilir.

  • Yapılan çalışmalarda, uygun büyüme, nitrojen dengesi veya sağlık için gereksinimin üzerinde diyetsel arjinin desteğinin, kemirgenlerde ve insanlarda yara iyileşmesi için gereken kollajen birikimini arttırdığı saptanmıştır.
  • Aloe Vera

Sıcak ve nemli iklimlerde kolaylıkla yetişen ve tropik bir bitki olan ve çeşitli formlarda kullanılan aloe veranın; 1.ve 2.derece yanıkların tedavi süresini kısalttığı, epitel doku ve iyileşme hızını artırdığı belirlenmiştir. Bazı aloe vera çeşitlerinin; antikanser, antioksidant, antidiyabetik, atntienflamatuar özelliklere sahip olduğu ve makrofaj fonksiyonu artırdığı düşünülmektedir.

Eristrosit: Alyuvar
Lökosit: Akyuvar
Fibroblast: Bağ dokusu hücresi
Epitelizasyon: Yara iyileşmesinin en son evresi, çıplak bir bölgede epitel çoğalması
Keratinizasyon: Keratin oluşumu
Lösin: insan ve hayvanlar için esansiyel olan bir aminoasit
Mortalite: Ölüm oranı

Cem Aydoğan, Yahya Ekici. (2001). Yanık Hastalarında Beslenme. Türk Yoğun Bakım Derneği Dergisi, 74-83.

Ebru Gökalp Özkorkmaz, Yusuf Özay. (2009). Yara İyileşmesi ve Yara İyileşmesinde Kullanılan Bazı Bitkiler. Türk Bilimsel Derlemeler Dergisi 2(2): 63-67, 63-67.

Hümeyra Yazar, İnci Rana Karaca . (2016). Yumuşak Dokuda Yara İyileşmesi, Etkileyen Faktörler Ve Skar Revizyonu. Atatürk Üniv. Diş Hek. Fak. Derg. 152-161.

Jeremy Z. Williams et al. (2002, september). Effect of a Specialized Amino Acid Mixture on Human Collagen Deposition. ANNALS OF SURGERY , 369-375.

Mendane Saka, Eda Parlak. (2015, Mart). Beslenme Destek Ürünleri: Hidroksi Metil Bütirat, Glutamin ve Arjinin. güncel gastroenteroloji, 26-29.

Steven L. Nissen, Naji N. Abumrad. (1997). Nutritional role of the leucine metabolite β-hydroxy β-methylbutyrate (HMB). J. Nutr. Biochem, 300-311.

Uyarı! BirBes.com içeriklerinin bir bölümü veya tamamı, BirBes. com – Beslenme Biliminin Geleceği’nin daha önceden yazılı izni ve onayı alınmadan kopyalanamaz, yayımlanamaz, hiçbir ortamda kaydedilemez, değiştirilemez ve uyarlanamaz. Bütün yasal haklar saklıdır.

Yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.