Okul Öncesi Dönemi Çocukların Yeme Problemleri ve Çözüm Önerileri

Okul Öncesi Çocuklarda İştahsızlık

174
  • Okul öncesi çağı çocuklarında, yüksek şeker alımı ile ortaya çıkan iştahsızlık gibi, yanlış beslenme alışkanlıklarından doğan sorunların önüne geçilmesi mümkündür.

İştahsızlık durumu, en yaygın görülen sıkıntılı beslenme alışkanlıklarından biridir. İki yaşına gelen bir çocuğun, yemek yeme alışkanlığında sorun olması; ya zamanında ek besinlere geçilmediğinden, ya da ek besinler verilirken; besinlerin karıştırılarak, damak zevki oluşmasının önüne geçilmiş olmasından kaynaklanır. Bir aradayken oluşturduğunuz aile ortamında, en büyük etken önce ebeveynlerin kendisidir.

  • Ebeveyn bireyler; hatalı yeme alışkanlıklarını düzeltmeli, yemek saatleri düzene konulmalı ve yemek aralarında abur-cubur tarzı (çikolata, pasta, şekerli, asitli içecekler vb. gibi) besleyici değeri düşük besin çeşitlerinin tüketilmesini önlenmek adına eve alınmamalı, alışkanlık kazandırılmalıdır.

Yetişkin bireylerin sahip olduğu iyi beslenme alışkanlıklarının, çok yardımcı olacak unsurlar arasında olduğu unutulmamalıdır. Beğeni ve isteksizlik gibi davranışların oluşması; anne, baba ve kardeş gibi evdeki örnek davranış oluşturacak bireylerin ön planda olması ile alakalıdır. Özellikle de annenin rolü burada daha çok öne çıkmaktadır. Kişisel farklılıklara göre artıp azalan, iştah mekanizmasına sahip bu yaş grubu çocuk bireylerde, sağlıklı beslenme alışkanlıklarını hayatlarına yerleştirmek için 1-5 yaş dönemleri altın zamanlardır.

  • Diş çürümeleri ile sıkı ilişki içerisinde olduğu bilinen şekerli besinlerin (hazır paketli ürünler; kek ve bisküvi çeşitleri, çikolata, kola, meyve suları vb.) ara öğünlerde fazla tüketilmesi, asıl yemesi gereken öğünlerden önce tokluk hissi oluşturarak ihtiyacı olan besin maddelerinin alımını engellemiş olur.

Yeterli yemediğini düşünen annelerin, normal gelişim gösteren bir çocuğa daha fazla yemesi konusunda ısrarcı olması yanlış bir davranış olacaktır. Ölçü olarak az yemesi veya besinleri seçmesiyle oluşabilecek sağlık sorunları, iştahsızlık durumunda dikkate alınmalıdır.

Büyümesi geride kalmış iştahsız bir çocuk, bir de besin ayırıyorsa ne yapmalı?

Yemediği ve ayırdığı besinlere karşı yabancılık çekmesinin, henüz tatlarına alışmamış ya da yiyecek ile tanışma cesaretinde bulunamamış olduğundan kaynaklandığını unutmayın. Azar azar ve düzenli aralıklar ile pes etmeden deneyin ve olumlu davranışlarınız ile alışmasına yardımcı olun. Örneğin; süt tercih etmek istemediğinde, aynı ölçüde yoğurt, sütlaç veya muhallebi şeklinde alternatiflerle sunumlar yapılabilir.

Sürekli olarak aynı besinleri pişirip önüne koymanız, daha sonra besinlere karşı isteksizlik oluşturabileceği gibi, besinlerin alımında çeşitli bahanelerin oluşmasına da yol açacaktır. Bu dönemde, devamlı olarak besinlerin öneminden bahsetmek ve çeşitli oyunlar, eğlenceli sunumlar hazırlamak alışmasını kolaylaştırılabilir. Ayrıca, çocuklar her zaman aynı hızla büyüyecekler diye bir şey yoktur. Yapılan çalışmalara göre; 1-5 yaş arasında çocuk bireylerin besin seçimleri ile iştah mekanizması, hali hazırda içerisinde bulundukları büyüme hızına ve gelişmek için ihtiyaç duydukları gıda maddesine bağlı olarak değişkenlik gösterir.

Normal büyüme eğrisine sahip çocukların iştahları, genellikle 15 ila 18. aylar arasında en düşük seviyededir. İlerleyen aylarda ise, yeme isteğinin azalması ve açlık hissinin düşmesiyle besinin reddedildiği bir süreç gözlemlenebilir. Hem yeni beslenme tarzından dolayı, hem de anne ile kurulmuş emzirme esnasındaki bağın yavaş yavaş çekildiği hissi, bir de diş çıkarmaların yaşandığı bu zamanlarda, kendilerini huzursuz hissederek besinleri reddetme davranışını sergileyebilirler. Size karşı gösterdikleri, yemek yememek gibi tüm olumsuz davranışlar, içerisinde bulundukları sıkıntıyı çevrelerine ifade etmek için kullandıkları dil gibi düşünülebilir.

Besinleri reddettikleri durumlarda öncelikle sakin olun. Dünyaya geldiği ilk günden itibaren açlık hissi ve yeme-içme içgüdüsüne sahip olan çocuklar, aç olmadan yemek yemeleri için zorlandığında tepki olarak iştahsızlık gösterebilirler. Çocuğunuzun yeme alışkanlıkları bir sağlık sorununa neden olmuyorsa ve çocuğun gelişmesinde herhangi bir geri kalma söz konusu olmadan büyüme gösteriyorsa, kendisine yetecek kadar yiyordur ve zaman zaman öğününde atlama yapsa bile büyük bir problem teşkil etmeyecektir.

Beraber kuracağınız sofralarda, kendi becerileri ölçüsünde size katılmasına izin verdiğiniz, oyun gibi algıladığı getir-götür işlerinin her aşamasında kendisini daha özgüvenli ve sosyal hissedecektir. Mutfakta yiyecek hazırlama işlemlerine onu da dahil etmeniz ve yine kendi algıları çerçevesinde becerilerini kullanmasını istemeniz (örneğin: yemek menüsüne beraber karar vererek alışverişe onu da dahil etmek, beraber gittiğinizde besinlere bakıp dokunarak, koklayarak seçmenize eşlik etmesi, mutfakta hazırlama işlemlerine katılmak ile marulları yıkamak, maydanozları saplarından ayrıştırmak, peçete ve kaşıkları taşımak, sofrada tabakların yerlerini ayarlamak vb.), kendisini sofradaki besin çeşitlerine çok daha yakın hissettirecektir.

İştahsızlık oluşturan diğer durumlara baktığımız zaman, sık olarak meyve suyu veya süt tüketimi ile ana öğünlerde olmasını istediğimiz açlığın bastırılmasını görmekteyiz. İçeceğini bardak veya küçük bir fincan ile sınırlayarak vermeniz, çabucak doygunluk hissine ulaşmasına engel olacak ve normal öğün saatinde yemeğini yemesinde size yardımcı olacaktır. Özellikle yemek saatlerinden 1 saat öncesinde yüksek sıvı alımlarından kaçınılmalıdır. Bir su bardağı kadar mideleri olduğu düşünüldüğünde, doygunluk hissinin oluşmaması için sıvının yemek esnasında değil, yemek bittikten sonra tüketilmesi daha uygun olacaktır.

  • Alışma esnasında açık hava ortamlarında (piknik ve park gibi yerlerde), yaşıtlarıyla birlikte olabileceği mutlu ve eğlenceli yemek saatleri, yeni besinlere geçiş konusunda yardımcı olabilir.

Baysal, A. (2014). 1-5 Yaş Arası Çocukların Beslenmesi. BESLENME (s. 135-160). Ankara: Hatipoğlu.

Köksal, G. (2016). Okul Öncesi Çocuklarda Beslenme. ÇOCUK HASTALIKLARINDA BESLENME TEDAVİSİ (s. 135-158). Ankara: Hatipoğlu.

Metcalfe J.J., F. B. (2018). Family food involvement is related to healthier dietary intake in preschool aged children. Appetite, 126, 195–200.

Nicklaus, S. &. (2013). Early origins of overeating: Tracking between early food habits and later eating patterns. Current Obesity Reports, 2, 179–184.

Sigman-Grant M, B. T. (2014). Preschoolers Can Distinguish Between Healthy and Unhealthy Foods: The All 4 Kids Study. Journal of Nutrition Education and Behavior, 46(2), 121-127.

Uyarı! BirBes.com içeriklerinin bir bölümü veya tamamı, BirBes. com – Beslenme Biliminin Geleceği’nin daha önceden yazılı izni ve onayı alınmadan kopyalanamaz, yayımlanamaz, hiçbir ortamda kaydedilemez, değiştirilemez ve uyarlanamaz. Bütün yasal haklar saklıdır.

Yorumlar

avatar
  Abone Ol  
Bildir