Depresyonun Önlenmesi ve Tedavisinde Beslenme

0 289

İlgi veya keyif kaybı, kendini yorgun ve suçlu hissetme veya daha az değerli görme, bozulmuş iştah ve uyku durumu, kötü konsantrasyon ve üzüntü haliyle karakterize depresyon kalıcı veya yinelenebilir bir hastalık olmakla birlikte, uyku ve iştah bozuklukları, vücut ağırlığı kaybı, kabızlık, günlük mizaç değişiklikleri, uyku sorunları, düşüncelerin yavaşlaması, karasızlık, ağlamaklı olma, davranışlarda yavaşlama, umutsuzluk, cinsel isteksizlik ve üç aydan fazla adet görmeme belirtileri ile kendini gösterebilir. İlaç tedavisi ile birlikte psikoterapiyi destekleyen, bireye özgü tıbbi beslenme tedavisinin uygulanması tedavi edilebilir bir hastalık olan depresyon için ayrı bir önem taşımaktadır. Antidepresan ilaçlar depresyonlu bireylere uygulanan tedavinin bir parçası olarak yer alır. İlaçların kullanımına bağlı olarak iştah ve vücut ağırlığında artış görülmektedir. Bazı makrobesin öğeleri, vitamin ve minerallerin varlığı depresyondan korunma ve tedavisinde dikkat çekicidir. Depresyondan korunmak veya depresyonu tedavi etmek amacıyla dikkat edilmesi gereken önemli noktalar aşağıda sıralanmıştır;

  • Daha az balık tüketen veya omega-3 yağ asidi düşük olan bireylerde depresyon görülme sıklığı daha fazladır. Depresyonun önlenmesi ve tedavisinde, tüm yetişkin bireylerin haftada en az iki kez balık tüketmesi önerilmektedir.
  • Depresif bireylerde diyete eklenen folat ve B12 vitamininin depresyonu iyileştirdiği gözlenmektedir. Bu sebeple et, yumurta, süt ve türevleri, tahıl ve kurubaklagiller, koyu yeşil yapraklı sebzeler, karnabahar gibi folat ve B12 açısından zengin besinlere diyette yer verilmesi depresyonun önlenmesi ve tedavisinde önemlidir.
  • Yapılan çeşitli çalışmaların sonuçlarına göre D vitamininin düşük düzeyleriyle depresyon arasında ilişki olduğu bildirilmektedir. Güneş ışığına daha az maruziyet düşük D vitamini düzeyleri ile ilişkilidir. Dolayısıyla depresyondan korunma ve tedavisinde her gün en az 15-20 dakika güneş ışığından faydalanmak önem taşımaktadır.
  • Doğum öncesi dönemde selenyum alımının doğum sonrası görülen depresyona karşı koruyucu etkileri olduğu gösterilmiştir. Bu sebeple diyette yeşil mercimek, yumurta, balık ve kırmızı mercimek gibi selenyum içeriği yüksek besinlere yer verilmesi depresyonun önlenmesi ve tedavisine katkı sağlayacaktır.
  • Yapılan çalışmalarda iki grup arasında yeşil çay tüketimi ve depresyon arasındaki ilişki incelendiğinde diğer gruba göre daha fazla yeşil çay tüketenlerde daha az yeşil çay tüketenlere göre depresyon belirtilerinin daha az görüldüğü saptanmıştır. Yeşil çayda bulunan theanine aminoasidinin antidepresan etki göstererek depresyon önlenmesi ve tedavisinde katkıları olduğu belirtilmektedir.
  • Depresyona bağlı vücut ağırlığındaki artışa engel olmak için yüksek karbonhidrat içeren aşırı besin alımı azaltılmalı ve fiziksel aktivite arttırılmalıdır.
  • Depresyona bağlı vücut ağırlığında azalmaya engel olmak için iştah arttırıcı besinler tüketilmeli ve öğün düzeni oluşturulmalıdır.
  • Depresyona bağlı kabızlığın tedavisi için diyet posa (lif) alımı ve sıvı alımı arttırılmalıdır.

Akbulut, G. Psikiyatrik ve Mental Hastalıklarda Tıbbi Beslenme Tedavisi. Ankara : Nobel Tıp Kitabevi, 2016. s. 25-30.

Uyarı! BirBes.com içeriklerinin bir bölümü veya tamamı, BirBes. com – Beslenme Biliminin Geleceği’nin daha önceden yazılı izni ve onayı alınmadan kopyalanamaz, yayımlanamaz, hiçbir ortamda kaydedilemez, değiştirilemez ve uyarlanamaz. Bütün yasal haklar saklıdır.

Yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.