Kinoa’nın Sağlık Üzerine Etkileri

0 306

Kinoa (Chenopodium quinoa Willd.), Andéan bölgesinde bulunan, farklı toprak ve iklim koşullarına uyum sağlayabilen Chenopodiaceae familyasına ait bir bitki türüdür. Tat ve görüntü bakımından her ne kadar tahıllara benzer olsa da pancar, ıspanak gibi bitkilere daha yakın olan kinoa; baskın bir tat ve kokusunun olmaması, kendine özgü aromaya sahip olması gibi özellikleriyle, Türk damak tadına uygunluğu açısından dikkat toplamış ve son zamanlarda Türk mutfağında yer almaya başlamıştır.

Bitkinin tohumları; pirinç gibi yemeklerde, pilavlarda, tohumları çimlendirilerek kinoa filizi olarak salatalarda, un haline getirilerek ekmek, makarna gibi unlu mamüllerin yapımında, bitkinin yaprakları; ıspanak gibi sebze yemeklerinde, bunların dışında kahvaltılık gevreklerde ve besleyici özelliği ile bebek mamalarına kadar bir çok farklı şekilde kullanım alanlarına sahiptir.

Kinoa’nın Besinsel Özellikleri

Kinoa, beslenmede önemli yere sahip olan; protein, esansiyel yağ asitleri, diyet lifi, vitaminler, mineraller ve biyoaktif bileşenlerce zengin bir besindir. Bu özellikleri, kinoayı diğer tahıl çeşitlerinden farklı kılmaktadır. Kinoa, diğer tahıl çeşitleriyle kıyaslandığında; toplam protein içeriğinin, pirinç, arpa, mısır, çavdardan daha yüksek olduğu ve buğdaya yakın olduğu çalışmalarda görülmektedir. Gıda ve Tarım Örgütü tarafından yapılan karşılaştırmalarda da kinoanın protein içeriği ve kalitesinin diğer tahıllardan daha yüksek olduğu bildirilmiştir. Protein kalitesi süt proteinine oldukça yakındır. Diğer tahıllarda düşük miktarda bulunan esansiyel aminoasitlerden olan lizin içeriğince zengindir. Ayrıca, önemli miktarlarda metionin ve sistein içermektedir. Metionin ve sistein içeriğince fakir olan kurubaklagiller için iyi bir tamamlayıcı protein kaynağıdır. Kinoa taneleri glüten içermediğinden, glütensiz diyetlerde rahatlıkla kullanılabilir olması kinoayı diğer tahıllardan ayıran bir özelliktir.

Kinoa’nın Sağlık Üzerine Etkilerini Araştıran Bilimsel Çalışmalar

Kinoa, son zamanlarda ismini duyuran bir besin olması nedeniyle, yapılan çalışmalar yeni olup, daha çok hayvanlar ile yapılan çalışmalar bulunmakta olup, insan çalışmaları henüz yetersiz sayıdadır.

  • Ratlarda kısa süreli yiyecek alımı kontrolünde ve doygunluk sağlamada kinoayı değerlendirmeyi amaçlayan bir biyokimyasal çalışmada; kinoa katkılı diyetle beslenen ratlarda daha az gıda alımı gözlenmiş olup, yemekten sonra plazma leptin ve kolesistokinin seviyeleri iyileştirilmiş, plazma ghrelin seviyesi azalmış sonucuna ulaşılmıştır. (Yiyecek alımının ayarlanmasında rol sahibi iki peptit hormonu vardır. Her ikisi de iştah kesici olan, Kolesistokinin (CCK) ve leptindir. Ghrelin, ayrıca iştah açıcı veya açlığı ortaya çıkaran hormondur.) Bu sonuç, yalancı tahıl ürünü olan kinoanın iştahı kontrol altına almada yüksek potansiyele sahip olduğu ve günlük diyetimizin bir parçası olmayı hakettiği gerçeğine işaret etmektedir.
  • Kinoa ile ilgili yapılan bir başka hayvan çalışmasında; yüksek fruktozla beslenmiş ratların kanında, biyokimyasal parametreler ve temel elementler üzerinde kinoa tohumlarının etkisi araştırılmış ve kinoa tohumlarının, lipit profili ve glukoz seviyesi üzerinde, fruktoz tarafından ortaya çıkarılan yan etkilerin çoğunu düşürebildiği gösterilmiştir. Çalışmada kinoanın bir çok avantajlı biyokimyasal etkiler ortaya koyduğunu ve fonksiyonel gıdaların ümit verici bir bileşeni olarak yardımcı olabileceği belgelendirilmiştir.
  • Bir başka çalışmada ise; ratlarda obeziteyi tedavi etmek için, kinoa ve diğer lif içeren gıdalardan yapılan farklı formüller hazırlanmış,  hazırlanan bu formüllerin ratlardaki obeziteyi tedavi etmesi gözlemlenmiştir. Çalışmada, kinoa ile beslenen sıçan gruplarında hemoglobinin arttığı gözlenmiş ve artışın nedeni kinoanın yüksek değerde demir içermesi kaynağına bağlanmıştır. Bununla birlikte, lipit profili üzerindeki etkilerinde ise; LDL, HDL trigliserid ve toplam lipitin önemli oranda azaldığı, kinoa alımınının kolestrol konsantrasyonlarını düzenlediği görülmüştür. Tüm bu sonuçlara göre; kinoanın obeziteyi ve ona bağlı olan bozuklukları engellemede ve tedavisinde yararlanabileceği söylenmiştir.
  • Kalp damar hastalıklarıyla ilgili risk faktörlerini azaltmak için yapılan bir başka çalışmada; kinoalı tahıl çubukları kullanılmış, kinoanın insanlarda; biyokimyasal, antropometrik (vücut ölçüleri) ve tansiyon üzerinde etkilerini saptamakla birlikte, kalp damar risklerini ölçmek için parametreler araştırılmıştır. Araştırma sonucunda; trigliserid, LDL ve  kolestrol seviyelerinde önceki çalışmalarda ratlarda olduğu gibi, insanlarda da belirgin düşüşler gözlenmiştir. Deneklerin kan şekerinde, vücut ağırlığında ve tansiyonunda azalmalar gözlenmiştir. Kinoa kullanımının, bugünün globalleşen dünyasında, en önemli nedenler arasında yer alan kalp damar hastalıkları ile ilgili risk faktörlerini azaltmada yardımcı olabileceği sonucuna ulaşılmıştır.
  • Kinoanın biyoaktif bileşik içeriği oldukça zengindir. Menopoz sonrası kadınlar hipoöstroneji (kanda östrojen miktarının azalması)’den dolayı genetik olarak kronik hastalıklara yakalanmaya yatkındır. Tüm tohumların biyoaktif bileşikler içeriği düşünülerek yapılan bir çalışmada; 4 haftalık süreyle, günlük 25 gr kinoa tüketiminin, bir grup kilolu menopoz geçirmiş kadında, IL-6 serum seviyelerini azalttığı görülmüş ve kinoanın, menopoz geçiren kadınlarda, inflamatuvar sürecin tedavisinde düşünülebileceğini işaret etmiştir. Konuyla ilgili yapılan bir benzer çalışmada; kinoa tüketimininin, lipit profilinde olası iyileşme sağladığı ortaya konmuştur. Çalışmada saptanan diğer değişiklikler ise; kinoanın içerdiği E vitamini miktarı ve enterolignanların varlığı ile ilgili olup, bu içeriği nedeniyle oksidatif stresin etkilerine karşı olası bir koruma sağladığı sonucuna varılmıştır.
Sonuç ve Öneriler
  • Kinoa, et kadar proteinli ve vücutta süt kadar iyi kullanılabilen yüksek miktarda kalsiyum içerir. Buna bağlı olarak; laktoz intoleransı veya inek sütü allerjisi olan bireyler günlük kalsiyum ihtiyacını karşılamak amacıyla ana öğünlerde tüketebilir.
  • Yapılan çalışmalarda glüten içermediği belirtilmiştir. Buna bağlı olarak, çölyak veya glüten intoleransı olan bireylere, ayrıca vegan beslenenlere elzem amino asitleri içeren iyi bir protein kaynağı olarak önerilebilir.
  • Yüksek demir içeriği nedeniyle kansızlık problemi yaşayan bireylere önerilebilir.
  • Kinoa, yüksek miktarda lif içermektedir. Dolayısıyla, kabızlık problemi yaşayanlara önerilebilecek iyi bir besindir.
  • Beslenme programı alan kişilerde, programdaki bulgur/pirinç ölçüsü kadar kinoa kullanılabilir. Miktarı ve ne şekilde tüketileceği kişiye, kişinin yaşam tarzına ve beslenme alışkanlıklarına göre değişebilmektedir.

Mustafa Kürşat DEMİR, Mehmet KILINÇ ‘KİNOA: BESİNSEL VE ANTİBESİNSEL ÖZELLİKLERİ’ Journal Of Food And Healty Science 2(3):104-111(2016)

Semra Navruz-Varli, Nevin Sanlier ‘Nutritional and health benefits of quinoa (Chenopodium quinoa Willd.)’ Journal of Cereal Science 69 (2016) 371-376.

V. Mithila – Farhath Khanum ‘Effectual comparison of quinoa and amaranth supplemented diets in controlling appetite; a biochemical study in rats’ J Food Sci Technol (October 2015) 52(10):6735–6741

Paweł Paśko & Paweł Zagrodzki & Henryk Bartoń & Joanna Chłopicka & Shela Gorinstein ‘Effect of Quinoa Seeds (Chenopodium quinoa) in Diet on some Biochemical Parameters and Essential Elements in Blood of High Fructose-Fed Rats’ 23 November 2010, Plant Foods Hum Nutr (2010) 65:333–338

Maha A. Hejazi, ‘Preparation of different formulae from quinoa and different sources dietary fiber to treat obesity in rats’ Nature and Science 2016;14(2)

Flávia Maria Vasques FARINAZZI-MACHADO, Sandra Maria BARBALHO1, Marie OSHIIWA1, Ricardo GOULART1, Osvaldo PESSAN JUNIOR, ‘Use of cereal bars with quinoa (Chenopodium quinoa W.) to reduce risk factors related to cardiovascular diseases’ Ciênc. Tecnol. Aliment., Campinas, 32(2): 239-244, abr.-jun. 2012

Carvalho FG De, Santos R de S, Carvalho AL de, Iannetta O3, Marchini JS2 and

Navarro AM, ‘Quinoa or Corn Flakes to Prevent Peripheral Inflammation after Menopause?’ Journal of Obesity-Eating Disorders 2015 Vol. 1 No. 2: 4

Flávia Giolo De Carvalho, Paula Payão Ovídio, Gilberto João Padovan, Alceu Afonso Jordão Junior, Julio Sérgio Marchini – Anderson Marliere Navarro (2014) Metabolic parameters of postmenopausal women after quinoa or corn flakes intake – a prospective and double-blind study, International Journal of Food Sciences and Nutrition, 65:3, 380-385, DOI:10.3109/09637486.2013.866637

Uyarı! BirBes.com içeriklerinin bir bölümü veya tamamı, BirBes. com – Beslenme Biliminin Geleceği’nin daha önceden yazılı izni ve onayı alınmadan kopyalanamaz, yayımlanamaz, hiçbir ortamda kaydedilemez, değiştirilemez ve uyarlanamaz. Bütün yasal haklar saklıdır.

Yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.