Kalp ve Damar Hastalıklarında Beslenme Tedavisi

Kalbi korumak için nasıl beslenmeli? Nelere dikkat etmeli?

0 211

Kalp hastalıkları, genelde kalp ve çevresindeki damarlarda oluşan hasarlardan ortaya çıkar. Koroner damar tıkanmalarına bağlı kalp krizi, damar sertliği (ateroskleroz), hipertansiyon, felç gibi hastalıklar en sık görülen hastalıklardır. Aslında bu hasarlar, oluşmadan önce veya oluştuktan sonraki aşamada, beslenme ve hayat tarzının iyileştirilmesiyle önlenebilir.

Dünyadaki ölüm nedenlerine bakıldığı zaman, birinci sırada kalp ve damar hastalıkları görülmektedir. Ülkemizde ise 50-65 yaş arası ölümlerin çoğu, kalp hastalıklarından kaynaklanmaktadır. Bu hastalıklar için risk faktörleri; hipertansiyon, yüksek LDL ve düşük HDL miktarları, obezite, diyabet ve bazı genetik (ailede hastalık geçmişi gibi) etkenlerdir. Bu risk gruplarında bulunan kişiler; günlük aktiviteye, sigara içmemeye, alkol tüketmemeye ve en önemlisi beslenmeye dikkat ederek bu riski azaltabilmektedir.

  • Yapılan çalışmalar gösteriyor ki; ülkemizde her iki yetişkinden birinde, bu risk faktörlerinden en az birisi bulunmaktadır. Yüksek risk ihtimali nedeniyle, yaşam kalitesinin arttırılmasına özen gösterilmelidir.
Beslenme İle Kalp Hastalıklarının Önüne Nasıl Geçilir?

Kalp sağlığı, beslenmeye dikkat ederek iki şekilde korunabilir. Bunlardan ilki; yaşamdan çıkarılması gereken sigara, uyuşturucu, alkol gibi maddeler, ikincisi ise; günlük diyete dikkat etmektir.

Günlük diyetle alınan ve kalp damar sağlını etkileyen en önemli besin grubu yağlardır. Vücuda besinler ile giren yağlar, vücut için gerekli olan kolesterolün yapımında kullanılır. Kalp sağlığı açısından kolesterolün çeşidi çok önemlidir.

Kolesterol; ağırlıklı olarak çoklu ve tekli doymamış yağlardan oluşan HDL (yüksek oranda lipoprotein içeren) yani iyi kolesterol ve ağırlıklı olarak doymuş yağlardan oluşan LDL (düşük oranda lipoprotein içeren) yani kötü kolesterol olarak ikiye ayrılır. İyi kolesterol daha fazla protein içerip, kanda daha hızlı hareket etmektedir. Yağ bileşikleri kanda hızlı hareket etmezlerse, zamanla; özellikle koroner damar gibi ince damarlarda, damar içine çöküp damarın tıkanmasına yol açarak, kalbe giden kan ve oksijen akışına engel olur ve kalp krizine yol açar. Bu nedenle kan kolesterollerinin miktarına dikkat edilmeli ve sağlıklı yağlar tercih edilmelidir.

Günlük diyette, yağ tüketimi toplam enerjinin yaklaşık %30’unu oluşturmalıdır. Bu %30’luk dilimin %7’si doymuş, %10’u tekli doymamış, %13’ü çoklu doymamış olmalıdır. Besinler ile açıklamak gerekirse, diyette; zeytin, kanola, ayçiçeği, mısır özü, balık, keten tohumu, ceviz ve fındık yağlarına ağırlık vererek, tereyağı, hayvansal kaynaklı iç yağları azaltılarak, sağlığa zararlı etkileri olan ve tüm vücutta oksidasyona sebep olan trans yağlar, rafine edilmiş yağlar ve tekrar tekrar kullanılan kızartma yağları diyetten tamamen çıkartarak ve düzenli olarak yapılan egzersiz ile destekleyerek kalp ve damar sağlığı çok iyi korunabilmektedir.

Yağların dışında, kalp sağlığını etkileyen bir diğer önemli faktör ise antioksidanlardır. Yediğimiz zararlı veya işlenmiş gıdalardan, çevremizde oluşan radyasyondan ve birçok nedenden dolayı vücudumuzda serbest radikaller meydana gelir. Serbest radikaller, dokularda hücre hasarına yol açarak, hücre kaybına ya da hücre mutasyonuna sebep olur. Eğer yeterli ve dengeli olarak antioksidan içeren diyet tüketilmezse, vücudun radikal-antioksidan dengesi bozulursa, yani vücut zararlı maddeleri tolere edemez ise, kalpte damar sertliği (ateroskleroz) gibi çok ciddi ve ilerleyen safhalarda ölümle sonuçlanabilen hastalıklar oluşur. Bu nedenle vücudun ihtiyacı olan antioksidanların günlük olarak alınması gerekir.

Antioksidan içeren gıdalar için; özellikle kırmızı, turuncu ve sarı meyveler, portakal, havuç, limon, çilek, böğürtlen, ahududu, baharat çeşitleri, yeşil yapraklı sebzeler, yağlı tohumlar, kök sebzeler, tahıllar ve yeşil çay gibi besinler örnek olarak verilebilir. Bu besinlerin antioksidan aktivite göstermelerinin en büyük sebebi içerdikleri; E, C, A ve B grubu vitaminler, pigment maddeleri ve fenolik bileşiklerdir.

Obezitenin Kalp Hastalıkları ve Kalp Sağlığı Üzerine Etkisi

Obezitenin, özellikle bel bölgesindeki yağlanmanın; akciğerlere baskı yaparak solunum sıkıntısına, peşinden diyabet, hipertansiyon, damar tıkanması gibi hastalıklara neden olarak yaşam süresini azalttığı pek çok çalışmada kanıtlanmıştır. Artan kilo ile birlikte kişideki kalp yapısı değişir. Bunun sonucunda; koroner kalp damar hastalığı ve kalp yetmezliği gibi nedenlerden ani ölümler meydana gelebilmektedir.

  • Yapılan çalışmalarla; obez insanlarda kilo kaybının kalp yapısını eski haline getirerek, komplikasyonlarda iyileşme sağladığı saptanmıştır.
Yumurta Gerçekten Kolesterolü Arttırır mı?

Yumurta, insanoğlunun eski çağlardan beri tükettiği ve anne sütünün ardından en iyi kalitede protein içeren besindir. Fakat son yıllarda, yumurtanın kolesterol içeriği insanlarda tedirginlik yaratmıştır. Yumurtanın, özellikle de sarı kısmı bir miktar kolesterol içerir. Bu içeriğin yanı sıra; doymamış yağ asitleri, önemli (esansiyel) amino asitler, folat ve B grubu vitaminlerinden oldukça zengin bir kaynaktır. Bu kompozisyon; kalp damar hastalıkları riskini azaltıcı olup, yumurtanın içindeki kolesterol miktarını dengelemektedir. Günlük aldığımız diyet kolesterolünün, doymuş ve trans yağlardan daha az miktarda LDL artışına sebep olduğu kanıtlanmıştır. Alım miktarına dikkat edildiği sürece, yumurta kolesterolünün kalp damar sağlığına olumsuz bir etkisinin olmadığı bildirilmiştir.

Djoussé, L., & Gaziano, J. M. (2008). Egg consumption in relation to cardiovascular disease and mortality: the Physicians’ Health Study. Am J Clin Nutr, 87, 964-969.

Hu, F. B., Stampfer, M. J., Rimm, E. B., Manson, J. E., Ascherio, A., Colditz, G. A., et al. (1999). A Prospective Study of Egg Consumption and Risk of Cardiovascular Disease in Men and Women. JAMA, 281(15), 1387-1394.

Okcu, Z., & Keleş, F. (2009). Kalp-Damar Hastalıkları ve Antioksidanlar. Atatürk Üniv. Ziraat Fak. Derg., 40(1), 153-160.

Poirier, P., Giles, T. D., Bray, G. A., Hong, Y., Stern, J. S., Pi-Sunyer, F. X., et al. (2006). Obesity and Cardiovascular Disease: Pathophysiology, Evaluation, and Effect of Weight Loss. Circulation, 898-918.

Samur, G. (2008, Şubat). Kalp Damar Hastalıklarında Beslenme. Ankara: Hacettepe Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü.

Uyarı! BirBes.com içeriklerinin bir bölümü veya tamamı, BirBes. com – Beslenme Biliminin Geleceği’nin daha önceden yazılı izni ve onayı alınmadan kopyalanamaz, yayımlanamaz, hiçbir ortamda kaydedilemez, değiştirilemez ve uyarlanamaz. Bütün yasal haklar saklıdır.

Yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.