Sağlıklı ve Sürdürülebilir Diyet Nedir? Özellikleri Nelerdir? Uygulanması Mümkün Müdür?

0 129

Sürdürülebilir diyetler kavramı; 1980’lerin başında, tüketiciler için olduğu kadar çevre için daha sağlıklı olan diyetleri önermek adına, Gussow ve Clancy tarafından tanımlanmıştır. “Sürdürülebilir tarım”dan ödünç alınan, “sürdürülebilir bir diyet” kavramı; doğal kaynakların israfını en aza indiren, yerel ve mevsimsel tüketim için gıda üretimini hedef alan faaliyetleri teşvik eder.

  • FAO, sürdürülebilir diyetleri “mevcut ve gelecek nesiller için, gıda ve beslenmeye, güvenliğe ve sağlıklı yaşama katkıda bulunan düşük çevresel etkiler” olarak tanımlamaktadır.
  • Sürdürülebilir diyetler, doğal ve insan kaynaklarını optimize ederken, koruyucu ve biyolojik çeşitlilik ve ekosistemlere saygılı, kültürel olarak kabul edilebilir, erişilebilir, ekonomik olarak adil ve uygun fiyatlı; beslenme açısından yeterli, güvenli ve sağlıklı olmalıdır.
  • Bir ömür boyu sağlıklı ve sürdürülebilir beslenme; obezite, kalp hastalığı, tip 2 diyabet ve bazı kanser türleri gibi sağlık sorunlarının önlenmesine yardımcı olabilir.

Sağlıklı beslenme, her zevke ve geleneğe uyum sağlayabilir ve aynı zamanda da uygun fiyatlı olabilir. Önemli olan, sağlıklı beslenecek bir kalıp oluşturmaktır. Bu, sizin için doğru miktarlarda, çeşitli besleyici gıdaların seçilmesi anlamına gelir ki, bu da seçimlerinizi günlük rutininizin bir parçası haline getirir.

Sağlıklı bir vücut kilosuna ulaşmanıza, sağlıklı kalmanıza, ihtiyacınız olan besinleri almanıza; kalp hastalığı, tip 2 diyabet ve bazı kanser türlerini içeren, sağlık sorunları riskini azaltmanıza yardımcı olacak seçimler yapmak için, aşağıdaki ipuçlarını takip edebilirsiniz.
  • Her yiyecek grubundan tüketiniz.

Örneğin; her hafta koyu yeşil, kırmızı ve turuncu, nişastalı olanlar, baklagiller ve diğerleri de dahil olmak üzere, çeşitli sebzeleri yemeyi deneyin. Yediğiniz protein besinlerini de değiştirin. Sürekli yağsız et ve kümes hayvanları değil, arasıra balık ve fıstık ezmesi de tüketin.

  • Sizin için doğru miktarları yemeye ve içmeye çalışın. Ne kadar kalori almanız gerektiği; yaşınıza, cinsiyetinize, boyunuza, kilonuza ve ne kadar aktif olduğunuza bağlıdır.
  • Yiyecek ve içeceklerinizi doymuş yağlardan, şekerlerden ve sodyumdan sınırlandırın.
  • Her gün doymuş yağlardan ve eklenen şekerlerden; %10’dan az enerji almayı hedefleyin.
  • Doymuş yağ, ilave tuz, ilave şeker ve alkol içeren gıdaların alımını sınırlayın. Bu gıdalar, genellikle enerjsi yoğun ve besleyiciliği zayıftır ve sadece aşırı enerji alımına değil, aynı zamanda beslenme dengesizliklerine de katkıda bulunabilir.
  • Birçok bisküvi, kek, hamur işi, börek, işlenmiş et, ticari burger, pizza, kızarmış yiyecekler, patates cipsi, cips ve diğer tuzlu atıştırmalıklar gibi doymuş yağdan yüksek gıdaların alınmasını sınırlayın.
  • Yetişkinler ile 14 yaş ve üstü çocuklar, her gün 2.300 miligramdan az sodyum (daha küçük çocuklar için daha az) almalıdır.
  • Benzer yiyecekler arasında, düşük sodyum seçeneklerinden birini seçmek için etiketleri okuyun.
  • Tuz ilaveli yiyecek ve içecek alımını sınırlayın.
  • Yemeğinize dikkat edin; güvenli bir şekilde hazırlayın ve saklayın.
  • Hazırlanma ve yapım aşamasında, yiyeceklere ve içeceklere eklenen kalorili tatlandırıcılar veya şuruplar, ilave şekerlerdir. Şekerli içecekler yerine, su içiniz.
  • Kek, kurabiye ve şeker gibi tatlı yiyecekleri sınırlandırınız.
  • Tüm besin gruplarına diyetinizde yer verin. Sebze, meyve, tahıl (özellikle tam tahıllar), süt ürünleri, zenginleştirilmiş soya içecekleri, deniz ürünleri, yağsız et ve kümes hayvanları, yumurtalar, baklagiller (fasulye ve bezelye), fındık, tohum ve soya ürünleri gibi proteinli gıdalardan oluşan yiyecek gruplarından, yiyecek ve içecekleri seçiniz.
Sağlık ve çevresel etki kanıtlarını birleştiren, sağlıklı ve sürdürülebilir (H & S*) diyeti geliştirirken, üç yol gösterici ilke uygulanmıştır.
  • Bir kişinin enerji ihtiyacının üzerinde tüketilen herhangi bir gıda; sera gazı emisyonları, doğal kaynakların kullanımı ve biyoçeşitlilik üzerindeki baskılar gibi önlenebilir bir çevre yükünü temsil eder.
  • Enerjisi yoğun, yüksek oranda işlenmiş ve paketlenmiş olan isteğe bağlı gıda seçeneklerinin tüketiminin azaltılması; hem diyet dengesizliklerini, hem de çevresel kaynakların kullanımını azaltmaktadır.
  • Daha az hayvansal ve daha fazla bitkisel kaynaklı gıda içeren bir diyet; hem sağlık, hem de ekolojik faydalar sağlar.
Sürdürülebilir Bir Diyet Uygulamak Mümkün Müdür? Sürdürülebilir Bir Diyetin Zorlukları Nelerdir?

Diyetin, sağlık ve çevresel etkilerini bir araya getirmek; sağlıklı bir diyetin, çevresel olarak sürdürülebilir bir diyet olup olmadığı sorusunu gündeme getirmektedir.

Son zamanlarda yapılan araştırmalarda; sağlık için diyet gereksinimini karşılayan ve düşük GHGE (yıllık sera gazı emisyonları)’ye sahip, gerçekçi bir diyetin mümkün olduğunu gösterse de, sağlıklı bir diyetin her zaman daha düşük GHGE’ye sahip olacağı varsayılmamaktadır.

Farklı gıda kombinasyonları ile sağlık için diyet gereksinimlerini karşılayan, ancak yüksek GHGE’ye sahip bir diyet tüketmek mümkündür. Sürdürülebilir bir diyet modelinin nasıl uygulanacağını bulmak kadar, nüfusun köklü diyet alımlarını denemek ve değiştirmek için etkili bir şekilde iletilmesi de oldukça önemlidir. İnsanlar farklı nedenlerle davranış değişikliğine motive olur. Sadece sağlık nedenleriyle beslenme tercihleri ​​değişse de, bazı insanlar sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak için diyetleri değiştirmek zorunda hissedebilir.

Çalışmalar, sürdürülebilir diyetlerin; anlaşılmasının zayıf olduğunu ve diyet alışkanlıklarını değiştirmeye yönelik engellere katkıda bulunabilecek birçok yanlış anlaşılmaya yol açtığını göstermektedir.

Diyette, gıda üretiminin çevresel etkilerine ek olarak, ekonomik sürdürülebilirliği de dikkate alınmalıdır. İşin bu zor kısmı; en sağlıklı gıdaların bile, tarım sektöründeki istihdamı sürdürecek ve çevre üzerindeki olumsuz etkileri en aza indirecek şekilde nasıl üretileceğidir. Gıda güvenliği ve sağlığı ile ilgili tüm uzmanlar; sürdürülebilirlik ve diyet seçenekleriyle birlikte mücadele etmelidir.

Organik üretim standartları; suni gübre ve pestisit olmadan gıdaların üretilmesini, hayvan yetiştiriciliğinde antibiyotik kullanımının en aza indirildiğini ve hayvanların belirli refah standartlarına göre yetiştirildiğini belirtmektedir. Bazıları, bu şekilde üretilen gıdaların sadece çevresel açıdan sürdürülebilir değil, aynı zamanda daha sağlıklı olduğunu da iddia etmektedir.

Organik Üretim Standartları İle İlgili Klavuzların Ortak Uyarıları
  • Üretim Yönetimi:

Üretim yönetimi; diyetin, hem çevresel, hem de beslenme kalitesini etkiler. Diyette oluşan karmaşık sorunlarda ve farklı üretim yöntemleri arasından uygun olanın seçilmesinde, öncelik olarak dikkat edilmesi gereken; çevresel etkilerdir.

  • Diyetin, bireysel olarak optimal beslenme yerine; insan gereksinimleri ve çevresel hedefler arasındaki bir pozisyonu yansıtmasıdır:

Yüksek yağlı et tüketiminin (hayvansal dokular da dahil) telafi edilebilmesi; şeker, yağ ve rafine karbonhidrat oranı yüksek, ‘yüksek riskli’ gıdaların diyette önemli ölçüde azaltılmasıyla telafi edilebilse de, sağlık açısından problem oluşturabileceği bilinmektedir.

  • Sınırlar yanıltıcı olabilir:

Çoklu değişkenler göz önünde bulundurulduğunda; ne kadar etin, çevresel ve besinsel olarak optimal olduğuna dair bir rakam koymak yanıltıcı olabilir. Zaten, farklı popülasyonların, beslenme gereksinimleri ve tercihleri bakımından farklılık gösterecektir (bazı gruplar daha fazla et ihtiyacı duyup, daha fazla yemek isteyebilir veya ortalamadan daha azını isteyebilir).

Sağlıklı Bir Diyet, Çevresel Olarak Sürdürülebilir Bir Diyet Midir?

Sağlıklı ve düşük çevresel etki gösteren bir diyet prensibini uygularken; karşılaşılan zorluk, nüfusun beslenme biçimlerini ve yiyecek seçimlerini değiştirmektir. Diyet alımını iyileştirme girişimleri; bireyler için sağlıklı diyetlerin olumlu etkisinin görülmesine rağmen, genel olarak başarısız olduğu ortadadır. Çevreye verilen zararı sınırlamak adına diyet alımlarının değiştirilmesi; özellikle belirgin bir kişisel kazanç olmadığından, uygulanma olasılığı düşüktür.

Farklı “‘çevre yanlısı davranışları’” araştıran yeni bir çalışma (alınan davranışlar: geri dönüşüm yapmak, gıda atıklarını azaltmak, enerji kullanımını azaltmak, yalıtım kurmak, daha yerel/mevsimsel yiyecekler tüketmek, su kullanımını sınırlamak, kısa yolculuklar, daha verimli bir şekilde yenilenebilir enerji sistemlerini kullanmak); daha düşük bir çevresel etki diyetini benimsemenin, insanların yapmayı düşündükleri bir değişim olduğunu, ancak yapmaya en az istekli olduklarını göstermiştir (<%10’luk nüfus örneği).

İnsanların çevreye yararlı olacağını düşündükleri diyetle ilgili en yaygın davranışlar; aşırı ambalajlardan kaçınmak, yerel olarak üretilen yiyecekleri satın almak, organik gıdalar tüketmek ve gıda atıklarını azaltmaktır. Çok daha az sayıda kişi, diyetlerini değiştirmenin bir etkisi olabileceğini düşünmektedir.

Sağlıklı ve Sürdürülebilir Diyet Örneği Olarak; Akdeniz Diyeti

Tarihsel olarak, 1960’larda uygulanmaya başlanan Akdeniz diyeti; düşük morbidite ve mortalite ile, sağlıklı bir diyet modeli olarak incelenmeye başlanmıştır. Daha sonra, 1990’ların başlarında büyük ilgi gören Akdeniz diyeti, bitkisel beslenmenin bir parçası olarak; toprak, su ve enerji kaynaklarına olan talebi azaltmıştır. Joan Dye Gussow tarafından, ekosistem üzerindeki genel etkiyi de dikkate alan, sürdürülebilir bir diyet modeli olarak araştırılmaya başlanmıştır.

  • Akdeniz diyeti, mevcut Batı diyet kalıplarıyla karşılaştırıldığında; temel olarak bitki temelli diyet modeli ve düşük sera gazı emisyonları ile daha düşük su ayak izlerinden dolayı, çevresel sürdürülebilirliği konusundaki çalışmaların artmasına neden olmuştur.
  • Birçok çalışmada; Akdeniz diyet modelinin, diğer mevcut diyet kalıplarına göre, daha fazla bitki kaynaklı ürün ve daha az hayvansal ürün tüketimi nedeniyle, daha düşük çevresel etkiye sahip olduğu kanıtlanmıştır.
Tanım doğrultusunda, dört ana tematik alan belirlenmiştir:
  • Beslenme, sağlık ve yaşam tarzı,
  • Tarımsal biyoçeşitlilik dahil çevre,
  • Ekonomi,
  • Toplum ve kültür.

Akdeniz diyetinin, sürdürülebilir diyetin bir örneği olarak önemi; kendine özgü gıda ve besin maddelerinde değil, onu tanımlamak ve analiz etmek için kullanılan yöntemlerde ve özünde yer alan sürdürülebilirlik felsefesinde yatmaktadır. Sürdürülebilir diyet kavramı, beslenme ve sağlık sonuçlarını etkileyen; ekonomik, çevresel ve sosyokültürel konuları içerir.

  • Akdeniz diyetinin biyolojik çeşitlilik açısından, zengin bir sürdürülebilir diyet olarak sunulmasına yönelik yeni yaklaşım; tüketicilere daha çevre dostu gıda temelli, rehber ilkeler ve hedefler sunmalı ve çevresel açıdan sürdürülebilir bir gıda sistemi için neyin gerekli olduğunu açıklığa kavuşturmalıdır.

Geleneksel Akdeniz diyeti; Akdeniz havzasında binlerce insan, kültür ve gıda alışverişi mirasının bir kalıntısıdır. Bu diyet, yirminci yüzyılın ortalarına kadar tüm bölge ülkelerinde, gıda alışkanlıklarının temelini oluşturmuşken, günümüzde Batı tipi yaşam tarzı ve küreselleşmenin yaygınlaşması nedeniyle giderek yok olmaktadır. Sağlıklı bir diyet şekli ve sağlıklı bir yaşam tarzı olarak kabul edilen Akdeniz diyeti, biyoçeşitliliği değerlendirmek ve insan beslenmesini anlamak için hala yetersiz bir kaynaktır. Tam olarak hayata geçirilmediği halde, daha fazla üretim ve aynı zamanda sürdürülebilir kalkınma için potansiyel bir modeldir. Bununla birlikte, diyet önerilerinin bölgesel koşullara uyarlanması, yani yerel olarak üretilebilecek sağlıklı gıdaların tercih edilmesi, çevre ve halk sağlığı için daha iyi sonuçlar sağlayabileceği de yadsınamaz bir gerçektir.

Sonuç olarak, Akdeniz diyeti ile ilgili yeni kesişim ve sektörler arası vaka çalışmaları; bugün ve gelecek nesillerin yararına olan biyoçeşitlilik, beslenme ve sürdürülebilirlik arasındaki sinerjiyi göstermek için, sürdürülebilir bir diyet olarak geliştirilmelidir. Daha önce de olduğu gibi, Akdeniz gıda kültürlerinin çeşitliliğinin, artan erozyonunu azaltmak, somut olmayan bir kültürel miras olarak korumak ve aynı zamanda tarım-gıda sistemlerinin sürdürülebilirliğini pekiştirmek için, yerel kapasitelerin yeniden canlandırılmasıyla birlikte hareket etmek gerekmektedir.

H& S: Healty & Sustainable: Sağlıklı ve Sürdürülebilir

Macdiarmid, J. I. (2013). Is a healthy diet an environmentally sustainable diet? Proceedings of the Nutrition Society, 13-20.

How to Build a Healthy Eating Pattern . (2017, Nisan). United States Department of Agriculture.

Burlingame, B., & Dernini, S. (2011). Sustainable diets: the Mediterranean diet as an example. Selected Conference Proceedings of the VIIIth Barcelona International Congress on the Mediterranean Diet, (s. 2285-2287). Barcelona.

Clonan, A., & Holdsworth, M. (2012). The challenges of eating a healthy and sustainable diet. The American Journal of Clinical Nutrition, 459-460.

Dernini, S., & Berry, E. M. (2015). Mediterranean diet: from a healthy diet to a sustainable dietary pattern. Frontiers in Nutrition.

Friel, S., Barosh, L. J., & Lawrence, M. (2014). Towards healthy and sustainable food consumption: an Australian case study. Public Health Nutrition, 1156-1166.

Garnett, T. (2014, Nisan 29). What is a sustainable healthy diet? Food Climate Research Network.

Merrigan, K., Griffin, T., Wilde, P., Robien, K., Goldberg, J., & Dietz, W. (2015). Designing a sustainable diet. Science, 165-166.

Uyarı! BirBes.com içeriklerinin bir bölümü veya tamamı, BirBes. com – Beslenme Biliminin Geleceği’nin daha önceden yazılı izni ve onayı alınmadan kopyalanamaz, yayımlanamaz, hiçbir ortamda kaydedilemez, değiştirilemez ve uyarlanamaz. Bütün yasal haklar saklıdır.

Yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.