Yaz Meyvesi: Kayısı

Şiirlere, Seyahatnamelere Konu Olan Meyve: Kayısı

511

Evliya Çelebi, 1655 yılındaki Malatya seyahatini kaleme aldığında, selelerle bahçeden eve getirilen kayısının sularını akıtmamak için insanların koşmaktan başka çaresinin olmadığını, sayısını ve hesabını hiç kimsenin bilemeyeceği kadar çok olan, zerdalisinden yığınlarla pestiller yapılıp, bunların katar yüklerle ülke ülke taşındığını anlatır. Şair Malatyalı Niyazi Mısri şiirlerinde, meyve ağaçları ile donatılmış Malatya’nın cennete benzeyen çok güzel bir tabiat parçası olduğundan bahseder. Gelin biz de Kayısı‘dan ve sağlık üzerindeki etkilerinden bahsedelim.

Şiirlere, Seyahatnamelere Konu Olan Meyve: Kayısı

Tarihi kaynaklara göre kayısının ana vatanı, Türkistan, Orta Asya ve Batı Çin ve çevresi olarak bilinmektedir. Büyük İskender seferleri ile, m.ö. IV. yüzyılda Anadolu’ya getirilmiştir. Anadolunun iklimi, toprağı ve coğrafik yapısı yetiştirilmeye elverişli olduğundan, Anadolu kayısının ikinci vatanı olmuştur. Anadolu’da özellikle de Malatya ili ve çevresinde yetişmektedir. Dünya çapında üretilen toplam kuru kayısı miktarının yaklaşık %85’i Türkiye’de üretilmektedir.

Kayısının Sağlık Üzerindeki Etkileri

Kayısı, içerisindeki yüksek antioksidanlar sayesinde vücudu oksidatif strese karşı koruyup, birçok ciddi hastalıklardan koruma özelliğine sahiptir. Yapısında, antioksidan etkiye sahip flavanoid gurubu, fenolik ve karetenoid maddeler bulunmaktadır. Kayısıya rengini veren karotenoid grubu maddeler, aşama aşama; sarı, turuncu ve kırmızı renkteki kayısının renk oluşumuna katkı sağlar. β-karoten, provitamin-A etkisi gösterenlerin en önemlisi olup, ince bağırsakta karoten oksigenaz enzimi ile; retinol, retinal ve retinoik aside dönüşerek, bağışıklık sistemi, görme fonksiyonları ve epitel dokusunun yenilenmesi ve sentezlenmesinde etkili olmaktadır. Özellikle yapısında bulundurduğu lif sayesinde, bağırsak hareketlerini arttırarak kabızlığa iyi geldiği bilinmektedir. Tabii bununla birlikte içilen su miktarı da kabızlığın çözümü için oldukça etkilidir.

Vitamin A, epitel hücrelerini yenileyerek cilt parlaklığı ve canlılığını koruma özelliğinin yanısıra, göz sağlığı üzerinde de olumlu etkiye sahiptir. Kayısının vitamin A yönünden zengin olması sebebiyle, bireylerin kayısı tüketimi cilt ve göz sağlığına katkıda bulunur. Ayrıca kayısıda bulunan birçok vitamin ve mineral, özellikle kalsiyum ve fosfor sayesinde kemik sağlığına olumlu etkisi bulunmaktadır.

Kayısı, besin öğesi içeriği olarak sodyumdan fakir potasyumdan zengin bir meyvedir. Sodyum ve potasyum, normalde vücut sıvılarının ozmatik basıncını ve asit baz dengesini sağlamakla görevlidir. Fakat bazı hastalık durumlarında, vücutta sodyum birikimi ile ödem oluşabilmektedir. (Bununla birlikte, potasyum yetersizliğinin sonucu olarak glikojen yetersizliği görülmesi de olası bir durumdur.) Böbrek hastalıklarında, konjektif kalp yetmezliğinde, uzun süreli kortikosteroid ve asit toplanması gereken hepatik siroz tedavisinde; diyetlerde ara öğün veya tatlandırmak amacıyla bazı tatlıların içerisine eklenerek diyet şekillendirilebilir. Özellikle, karaciğer ve böbrek hastalarının diyetisyen kontrolünde tüketmeleri gerekmektedir.

Kanser insidansının belirgin oranda arttığı günümüzde, bilim insanlarının ratlar(fareler) üzerinde yaptığı bir çalışmada, kayısı çekirdeğinin içerisinde bulunan amigdalinin tümör hücrelerini küçülttüğü yönünde anlamlı bir etki bulunduğu saptanmış olup, kanser tedavisinde kullanılabileceği yönünde hipotezler öne sürülmüştür.

  • Kayısı hangi mevsimde tercih edilmeli ve ne kadar tüketmeli?

Kayısı, çeşidine göre değişmekle birlikte, daha çok yaz meyvesi olarak bilinmektedir. Yaş kayısı diye adlandırılan kayısı çeşidi, daha çok yaz mevsiminde, kuru kayısı formu ise daha çok kışın tercih edilmelidir.

Bir porsiyon yaş kayısı 4 adet (120g), ya da kuru kayısı tercih edilecekse 4 orta boy (20g) olarak ara öğünlerde tüketilebilir. Belirttiğim bu değerler standart olup kişiye göre değişiklik göstermektedir. Unutulmamalıdır ki diyet parmak izi gibi kişiye özeldir.

Malatya Kayısısı. MALATYA İL GIDA TARIM VE HAYVANCILIK MÜDÜRLÜĞÜ.

Mehmet Akbulut, G. Ö. (2008). Kayısı Lokumu Üretimi Ve Beslenmedeki Önemi. Gıda Teknolojileri Elektronik Dergisi.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ MALATYA VALİLİĞİ. Kayısının Tarihçesi.

yamshanovVA, K. E. (2016, 29 03). Effects of Amygdaline from Apricot Kernel on Transplanted Tumors in Mice.

Yılmaz, İ. (2010). Antioksidan İçeren Bazı Gıdalar ve Oksidatif. Turgut Özal Tıp Merkezi Dergisi.

Uyarı! BirBes.com içeriklerinin bir bölümü veya tamamı, BirBes. com – Beslenme Biliminin Geleceği’nin daha önceden yazılı izni ve onayı alınmadan kopyalanamaz, yayımlanamaz, hiçbir ortamda kaydedilemez, değiştirilemez ve uyarlanamaz. Bütün yasal haklar saklıdır.
Abone Ol
Bildir
guest
0 Yorum