Akne ve Çikolata İlişkisi

Çikolata üzerine yapılmış bilimsel araştırmalardan bazıları..

12 272

Çikolata denince aklınıza ilk ne geliyor? Sizde küçük yaşlardan beri markete gittiğinde gözü ilk çikolata reyonunu arayanlardan mısınız? Küçüklük demişken, ergenlik döneminin belki de en popüler sorunu olan, akne ve çikolata tüketimi arasındaki ilişkiyi bilim dünyası gibi siz de merak ediyor musunuz?

  • Gelin hep birlikte seneler içerisinde yapılmış birkaç çalışmayı kronolojik olarak inceleyelim.
1969

Çikolatanın zararlı olduğu görüşünden yola çıkılarak yapılan çalışma akne konusunu ele almaktadır. Orta derecede akneye sahip 65 kişi üzerinde, günde 10 defa normal standartlarda çikolata tüketen ve aynı derecede akneye sahip olup, hiç çikolata tüketmeyen kişiler olarak iki gruba ayrılmıştır. Aknelerin, iki gruba eşit olarak verilen çikolata yeme periyotlarından sonra sayılması ve önceki sayı ile kıyaslanması sonucunda elde edilen verilerde anlamlı bir fark görülmemiştir.

Ayrıca 5 aknesiz kişide, 1 ay boyunca her gün normal diyetine ek, ortalama 1200 kalorilik çikolata (yarısı bitkisel yağdan oluşmakta) yenilmesinin incelenmesi üzerine yapılan çalışmada ise, bu aşırı çikolata ve yağ alımının sebum içeriğinin ya da salgılanmasının üzerine anlamlı bir fark oluşturmadığı gözlenmiştir.

  • Yapılan bu çalışmalar diyet ile yüksek karbonhidrat ya da yağ alımının sebum üretimine ve akne oluşumuna olumsuz bir etkisi olduğu iddialarını ispatlayamamıştır.
1974

Çikolatanın yapım aşamalarını ve içeriğini araştırmak amacı ile yapılan bu araştırmada, çikolata likörü ile ilgili diğer gıdalarda rastlanılmayan iki olağanüstü özellik göze çarpmıştır. Birincisi lipit içeriğinin benzersiz bir şekilde %50’nin üzerinde stearik asitten oluşması, ikincisi ise yüksek lipit içeriğinin konsantrasyonunun önemli bir kısmının ksantin alkaloidlerden oluşmasıdır. Çikolatanın yapım aşaması incelendiğinde ise, diyetetik açıdan alışılmamış üçüncü özellik göze çarpmıştır. Bu özellik ise, yüksek yağ içeriğine sahip olan çikolatanın, buna ek olarak yüksek şeker içeriğine sahip olmasıdır. 1969 da Fulton JE Jr, Plewig G. ve Kligman AM tarafından yapılan çalışmada, çikolatanın akne üzerine etkisi olmadığı görüşünden yola çıkılarak araştırmaya başlanmış fakat kullandıkları metodların çikolatanın özelliklerinin tam olarak incelenmesine olanak sağlayamamasından dolayı net bir bilgiye ulaşılamamıştır.

  • Çikolatanın bileşenleri ve yapım aşamalarından yola çıkarak yapılan bu çalışma sonucunda ise, görüşler çikolatanın akne oluşumunu arttırdığı yönünde olmuştur.
2015

Senelerce aksi düşünülmüş olsa da, 2015 yılına gelindiğinde çikolatanın akne oluşumunu şiddetlendirdiği fikri yeniden gündeme gelmiştir. Yeniden yapılan araştırmalarda, akneye meyilli olan cilt tipine sahip 25 bireyde 4 hafta boyunca, her gün tüketilmek şartıyla %99 oranında kakao içeren, 25 gram bitter çikolata kullanılmıştır.

  • Değerlendirmeye bireylerin fiziksel aktiviteleri ve diyetleri de eklenmiştir. İstatiksel olarak 2. haftadan itibaren komedon, (siyah nokta) iltihaplı kabarcıklar ve akne sayılarındaki artış göze çarpmıştır. 4 hafta sonunda ise başlangıç ile karşılaştırıldığında bitter çikolatanın akne oluşumunu arttırdığı sonucuna varılmıştır.
2017

Akne oluşumu, yağ bezlerinden aşırı sebum üretimi ile ilişkili olup, siyah nokta oluşumunda da olduğu gibi, propionibacterium acnes isimli bakterilerin aşırı gelişimi ile ile ilişkilendirilir. Bu araştırmada, diyet ile akne oluşumu arasındaki paralel olduğu düşünülen ilişki ile ilgili daha geniş bir çalışma yapılmıştır. Örneğin; sütün IGF-1* sentezini artmasına paralel, androjen hormonlarının aracılığı ile sebum üretimi arttırdığı, çikolatanın da aynı şekilde hiperglisemi ve insülinemi (kandaki insülin miktarının artması) ile akne oluşumunu arttırdığı ortaya çıkmıştır. Bu gelişmelere bağlı olarak akne ile diyetle alınan gıda arasındaki ilişkinin önemi bir kere daha anlaşılmıştır.

Seneler içinde akne ve diyet arasındaki ilişki birçok kez merak konusu olup araştırmalar arasında yerini almıştır. Zaman içerisinde, farklı araştırmacılar farklı bakış açılarıyla bu konuya aydınlık getirmeye çalışmıştır. İncelediğimiz araştırmalarda da gördüğümüz gibi birçok deney grupları birçok farklı metod üzerinden aynı soruya cevap aramıştır.

  • Halen konu üzerinde çok net bilgiler var diyemeyiz. Fakat öğrendiğimiz bilgiler ışığında dikkat etmemiz gereken noktalar mevcut. Mesela artık, çikolata reyonuna uğradığımızda; elimizin ulaştığı miktara ve tükettiğimiz miktarlara dikkat etmemiz gerektiğidir. 🙂

IGF-1: İnsülin Benzeri Büyüme Faktörü

James E. Fulton Jr., M., Gerd Plewig, M., & Albert M. Kligman, M. P. (1969 , December 15).

Mackie, B. S. (1974 , December).

Ozdarska K1, O. K. ( 2017 , October).

Saivaree Vongraviopap MD Pravit Asawanonda MD, D. (2015, December 29).

 

Uyarı! BirBes.com içeriklerinin bir bölümü veya tamamı, BirBes. com – Beslenme Biliminin Geleceği’nin daha önceden yazılı izni ve onayı alınmadan kopyalanamaz, yayımlanamaz, hiçbir ortamda kaydedilemez, değiştirilemez ve uyarlanamaz. Bütün yasal haklar saklıdır.
12 yorum
  1. Dilara

    Çok faydalı bir yazı emeğine yüreğine sağlık.. Başarılarının devamını dilerim 🙂

    1. Sena Karaduman

      Çok teşekkür ederim 🙂

  2. ST

    Dodidodidodidodi

    1. Sena Karaduman

      Aklınıza reklam şarkısı mı geldi? 🙂 Neşeli bir yorum olmuş, teşekkürler 🙂

  3. Sümeyye Seferoğlu

    Çikolatayla olan ilişkimi sorgulamamı sağladığın için teşekkürler senaa 🤗

    1. Sena Karaduman

      Fayda sağladıysa ne mutlu bana 🙂

  4. Ebrar

    Cok guzel bir yazi olmus ama cikolata alir bu maci bence #direncikolata

    1. Sena Karaduman

      Öyle mi dersiniz 🙂 Ya da #dayanakne 🙂

  5. Anonim

    Bilgilendirici bir yazı olmuş emeğinize sağlık 🤗

    1. Sena Karaduman

      Çok teşekkür ederim 🙂

  6. eda

    başarılarınızın devamını diliyorum sena hanım gerçekten çok bilgilendirici bir yazi olmuş

  7. Sena Karaduman

    Çok teşekkürler Eda Hanım 🙂

Yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.