Glikojen Depo Hastalıkları Nedir? Çeşitleri Nelerdir? Beslenme Tedavisi Nasıl Olmalıdır?

Glikojen Depo Hastalıkları Nedir?

Glikojen depo hastalıkları, karaciğerde glikojenin glikoza metabolize edilememesi sonucu oluşan kalıtsal metabolik hastalıklardır. Bu hastalıklar, karaciğerdeki glikoz metabolizmasını sağlayan enzimlerin eksikliği veya taşıyıcıların anormalliği sonucunda oluşmaktadır. Hipoglisemi hastalığın ilk belirtilerindendir. Hipoglisemi durumuyla birlikte bu hastalarda, halsizlik ve kas krampları da görülmektedir. Bu hastalıklarda genellikle, glikojenoliz ve glikoneogenez bozuklukları gözlemlenmektedir.

Glikojen depo hastalıklarının, çoğunluğu otozomal resesif olarak aktarılan 12 farklı tipi olduğu belirtilmektedir. En sık ortaya çıkan tipi, glikoz 6 fosfataz enzimin eksikliğine bağlı olarak oluşan Tip 1 glikojen depo hastalığıdır. Bu tipte, karaciğer ve böbrekte glikojen birikimi olmaktadır. Glikojen birikimi sonucu, hepatomegali ve nefromegali durumları oluşmaktadır. Aynı zamanda, glikoz 6 fosfatın alternatif yollara katılması nedeniyle, laktik asitin artmasına bağlı olarak laktik asidemi, ürik asitin artması ve böbreklerden atılımının azalması nedeniyle hiperürisemi, hepatik glikoz salgısının artmasıyla oluşan ara ürünlerin de etkisiyle birlikte hipertrigliseridemi durumu ortaya çıkmaktadır.

Glikojen Depo Hastalıklarında Beslenme Tedavisi Nasıl Olmalıdır?

Glikojen depo hastalıklarında beslenme tedavisinin amacı; kan glikoz düzeylerini normal düzeyde tutarak hipoglisemiyi önlemek ve uygun beslenme tedavisiyle, hipertrigliseridemi oluşumunu engellemektir. Bununla birlikte; uzun süreli komplikasyonlar olan karaciğer adenomu, kardiyomiyopati, böbrek yetmezliği ve osteoporoz gibi hastalıkların önlenmesidir.

Beslenme tedavisinde, hipertrigliseridemiyi önlemek amacıyla doymuş yağlar yerine çoklu doymamış yağlar tercih edilir. Hipoglisemiyi önlemek amacıyla, öğün sayısının hastaya özel olmasının yanında her öğünde az ve sık aralıklarla beslenme önerilmektedir. Ayrıca bu hastalarda, gece beslenmesinin de önemli olduğu belirtilmiştir. Hızlı emilen, glikoz ve sükroz gibi karbonhidrat kaynakları yerine, daha yavaş emilen amiloz ve amilopektin yapılı  nişasta karbonhidrat kaynağı olarak önerilmektedir. Özellikle çiğ mısır nişastasının uzun sürede emilmesi nedeniyle hipoglisemiyi önlediği belirtilmektedir. Ayrıca bu hastalıklara sahip çocukların diyetlerinde, pektin ve guar gum gibi çözünmeyen posanın kullanımı önerilmektedir. Yeni doğan döneminde ise anne sütü kullanımının yanında, laktozsuz ve sükrozsuz mamaların kullanımı önerilmektedir. Hastalarda hipogliseminin kontrolünde nazogastrik beslenmenin de faydalı olabileceği bildirilmiştir.


Fernandes, J., Jansen , H., & Jansen, T. (1979). Nocturnal Gastric Drip Feeding in Glucose-6-Phosphatase Deficient Children. Pediatr Res.

Hendriksz, C., & Gissen, P. (2011). Glycogen storage disease. Paediatrics and Child Health.

Pagliarani , S., Lucchiari , S., Ulzi , G., Ripolone , M., Violano , R., Fortunato , F., . . . Comi , G. (2018). Glucose-free/high-protein diet improves hepatomegaly and exerciseintolerance in glycogen storage disease type III mice. Biochim Biophys Acta Mol Basis Dis.

Weinstein, D., Steuerwald, U., De Souza, C., & Derks, T. (2018). Inborn Errors of Metabolism with Hypoglycemia Glycogen Storage Diseases and Inherited Disorders of Gluconeogenesis. Pediatr Clin Kuzey Am.


Exit mobile version