Ruminasyon bozukluğu; gıdanın kusma olmaksızın ağza geri gelmesi ile karakterize bir yeme bozukluğudur. Ruminasyon, kelime olarak ‘geviş getirmek’ anlamına gelir. İlk olarak DSM 4’te ergenlerde, çocuklarda ve bebeklerde görülen bir yeme bozukluğu olarak yer almıştır, fakat DSM 5 el kitabında bu kategoriler kaldırılmış ve her yaş grubunda görülebilen bir yeme bozukluğu olarak tanımlanmıştır. Vücut memnuniyetsizliğinin bu durumu tetiklediği ve özellikle kadınlarda bu durumun ruminasyona neden olduğu düşünülmektedir.
Ruminasyon; sığır, keçi, koyun gibi geviş getiren hayvanlar tarafından besinlerin sindiriminin artması için normal olarak gerçekleştirilen bir olaydır. Fakat bu durumun insanlarda sıklıkla meydana gelmesi patolojik bir süreç oluşturur. Çoğunlukla çocuklarda, bebeklerde ve gelişme geriliği olan bireylerde yatıştırıcı bir davranış olarak işlev görebileceği düşünülmektedir. Bu hastalıkta fiziksel faktörlerin rolü çok iyi bilinmemektedir. Birçok mide rahatsızlığında bulantı ve kusmanın ruminasyondan önce gelişebileceği ya da eşlik edebileceği düşünülmektedir bununla bağlantılı olarak gastroözofajiyal reflü hastalığı ile arasında bir ilişki kurulmaktadır.
Ruminasyon Bozukluğunun Klinik Özellikleri Nelerdir?
Ruminasyon Bozukluğu İçin DSM-5 Tanı Kriterleri
1) En az bir ay süresince yenilen yiyeceği geri çıkarma. Çıkarılan yiyecek yeniden çiğnenip yutulabilir veya dışarı tükürülebilir.
2) Sıklıkla gelişen geri çıkarma ona eşlik eden mide, bağırsak hastalığına veya farklı bir sağlık durumuna (örn. Pilor stenozu, gastroözefajiyal reflü) bağlanamaz.
3) Bu yeme bozukluğu yalnızca bulimiya nervoza, tıkınırcasına yeme bozukluğu, anoreksiya nervoza veya kısıtlı/kaçıngan yiyecek alımı bozukluğunun gidişatı sırasında meydana gelmemektedir.
4) Bu belirtiler; farklı bir psikolojik bozukluk bağlamında görülüyorsa (Örneğin: Entelektüel yeti yitimi veya başka bir nörogelişimsel bozukluk) daha fazla klinik incelemeyi gerektirecek kadar ağırdır.
Ruminasyon Tedavisi Nasıldır?
Tedavi edilebilmesi için öncelikle neden olan mekanizmanın bilinmesi gerekir. Erişkinlerde durum kronikleşebilir. Davranışçı terapiler; yeme davranışının farkındalığını arttırma amacıyla kendini gözlemleme, uyaranları azaltmak amacıyla gevşeme egzersizleri, duyarsızlaştırma, alışkanlığı tersine çevirme, dikkati başka yöne çekme gibi protokolleri içerir. Aynı zamanda bir vakada diyafram solunum egzersizinin, abdominal basınç artışına neden olan dürtüyle yarıştığı ve ruminik davranışın tersine dönmesine yardımcı olduğu belirtilmiştir. Bu konuda ilaç tedavisi de denenmiş antipsikotik bir ilaç olan levosulpirid, ruminasyon bozukluğu olan 21 yetişkine psikoterapiyle kombine halde verilmiş ve tedavi gören hastaların %38’i olumlu dönüş sağlarken %48 değişim olmadığını ve %14 semptomların kötüleştiğini bildirmiştir. GABA reseptör antogonisti Baklofen’in özofagus sfinkter basıncını arttırarak olumlu etki sağladığı bildirilmiştir.
- Bunlarla beraber bir cerrahi yöntem olan fundoplikasyon tedavisini etkili olup olmayacağı ise halen araştırılmaktadır.
Douıllıez, C., Rıvıere, J., & Rousseau, A. (2018). Effetcs of Induced Rumınatıon on Body Dıssatısfactıon: Is There Any Dıfference Between Men and Women? Journal of Behavıor Therapy and Experımental Psychıatry.
Hocaoğlu, Ç., & Kaçar, M. (2019). Pika, Geri Çıkarma Bozukluğu Nedir? Tanı ve Tedavi Yaklaşımları. Klinik Psikiyatri Dergisi.
