İnsanlar, yaşamları boyunca sürekli bir tüketim halindedir. Yiyecekleri tüketmekle ilgili tercihlerimiz, optimal sağlık koşullarıyla yakından ilişkilidir. Tercih edilen besinin içeriği, şekli, dokusu ve kokusu gibi özellikleri, o yiyeceğin tüketim sıklığı ve miktarını önemli oranda etkiler. Bununla birlikte; yiyecek alımının, harcamalarla dengelenmesi ve yiyeceklerin doğru bir yolla tüketilmesi, yeme davranışının düzenli olması ve enerji dengesinin sağlanması açısından oldukça önemlidir.
İştah Nedir?
İştah; tercihler, seçimler ve yemek yeme motivasyonu gibi bir dizi yeme davranışına uygulanan bir terimdir. “Yemek yeme arzusu” olarak düşünülebilecek olan iştah; fizyolojik bir ihtiyaç olmadığı zamanlarda bile besin alımını motive eden duyum olarak belirebilir. Örneğin, yiyeceklerin görülmesi veya kokusu tükürük salgılanmasını ve yiyecek alımını arttırabilir.
Doyma, “yemeğin sonlandırılmasına yol açan süreç” olarak kabul edilebilir. Yemek boyutunu kontrol ederek azalan yeme isteği ve mide dolgunluğu gibi bir dizi geri bildirim mekanizmasından etkilenir. Daha fazla yemeğin engellendiği süreç olarak tanımlanan doyma tepkisinin yoğunluğu, öğünler arasındaki süre ve/veya bir sonraki öğünde tüketilen yiyecek miktarı ile ölçülür. İştah ve doygunluk, yiyecek alımını ve beslenme davranışını kontrol eden bütünleşik süreçlerdir.
Çiğnemenin iştah ve enerji alımı üzerine etkisini belirlemek amacıyla yapılan çalışmalar;
- Yapılan bir araştırmada sabit porsiyonlu bademler; kısa (10 kez), orta (25 kez) ve uzun (40 kez) olarak 3 farklı tekrarda çiğnendi. Çiğneme süresi, doygunluk ve yeme sonrası açlık hissinin oluşması süreleri karşılaştırıldı. Bademleri 40 kez çiğnemek, 90 dakikaya kadar açlığın en uzun süreli bastırılmasını sağlayarak 60 dakikaya kadar başlangıç seviyesine göre dolgunluğu arttırdı.
Bademleri 25 kez çiğnemek, alımdan kısa bir süre açlığı azaltmıştır. Ancak, daha sonra prandiyal dönemde dolgunluk düşük olarak bildirilmiştir. 25 kez çiğneme durumunda açlık; 10 ve 40 defa çiğneme oranına göre daha yüksekti. Çiğnemeden sonraki ilk bir saatte, porsiyon başına en fazla çiğneme sayısının (40 defa), deney periyodunun sonunda iştah üzerine etkisinin en fazla olduğu bildirilmiştir. - Başka bir çalışmada; öğle yemeği öğününde çok çiğnemenin, 2 saat sonra alınan şekerli atıştırmalık alımını azalttığı ancak iştah üzerine herhangi bir etki oluşturmadığı bildirilmiştir. Katılımcıların, her lokmayı çiğneme süresini 30 saniye uzatmaları istendiğinde yemeklerden daha az keyif aldıklarını bildirmişlerdir.
Çiğnemenin açlık ve toklukla ilişkili hormonlara etkisini belirlemek için de çeşitli çalışmalar yapılmıştır.
- Bir çalışmada; 21 erkek katılımcının, eşit porsiyonlarda pizzayı yutmadan önce 15 ya da 40 kez çiğnemeleri istendi. 15 kez çiğneyenlerle karşılaştırıldığında, yutmadan önce 40 kez çiğnemenin, postprandiyal insülin, glikoz ve kolesistokinini belirgin şekilde arttırdığı gözlenmiştir.
Sonuç olarak son dönemlerde yapılan çalışmalar, artan çiğneme aktivitesinin gıda alımını azalttığı ve tokluğu arttırdığı sonucuna varmıştır. Bu sonucun bir ön hazırlık olduğu ve daha fazla araştırma yapılması gerektiği aşikârdır. Yine de, bu gözlemlerin aşağıdakilerden kaynaklanıp kaynaklanmadığı açık değildir:
- Çiğnemenin kendisinin bir etkisi
- Çiğnemenin artmasıyla ortaya çıkan yeme oranındaki bir azalma
- Çiğnemenin artmasından kaynaklanan rahatsızlıktan dolayı gıda alımında bir azalma
- Prandiyal endokrin ve metabolik cevabı etkileyen yutulmuş bolusun özellikleri
Hollis, James H. “The Effect of Mastication on Food Intake, Satiety and Body Weight.” Physiology & Behavior, vol. 193, 2018, pp. 242–245., doi:10.1016/j.physbeh.2018.04.027.
Li, J., et al. “Improvement in Chewing Activity Reduces Energy Intake in One Meal and Modulates Plasma Gut Hormone Concentrations in Obese and Lean Young Chinese Men.” American Journal of Clinical Nutrition, vol. 94, no. 3, 2011, pp. 709–716., doi:10.3945/ajcn.111.015164.
Miquel-Kergoat, Sophie, et al. “Effects of Chewing on Appetite, Food Intake and Gut Hormones: A Systematic Review and Meta-Analysis.” Physiology & Behavior, vol. 151, 2015, pp. 88–96., doi:10.1016/j.physbeh.2015.07.017.
