İtalya’dan Gelen Yeni Beslenme Tarzı: Slow Food Nedir?

İyi, Temiz ve Adil Üretim: Yavaş Yemek Hareketinin Amacı ve Felsefesi Nedir?

370

Hızla gelişen ve büyüyen dünyada yaşanan teknolojik gelişmeler ve küreselleşme, bu değişim hızına ayak uydurmayı zorunlu kılmaktadır. Özellikle de kent yaşantısına sahip bireylerin her konuda daha hızlı olmak adına harcadıkları çaba, zamanla birer hız tutkunlarına dönüştüklerini göstermektedir. Hızlı yaşam tarzının kişilere olumsuz getirisi olarak da sofrada yemek yemek yerine; araçta, bilgisayar ve televizyon karşısında hazır-hızlı gıda tüketiminin artması örnek verilebilmektedir.

Slow Food (Yavaş Yemek) Hareketi

30 yıllık bir geçmişe sahip ve geniş bir coğrafyaya hala yayılmakta olan yavaş yemek hareketi; bir diğer adıyla ‘Slow food hareketi’, fast food ve hızlı yaşam tarzına karşı bir duruştur. Bu hareketle birlikte yerel geleneklerin yok olması, yemek seçimlerinin dünyayı nasıl etkilediği gibi konulara duyulan ilginin azalmasına karşı çözüm geliştirilmeye çalışılmıştır. Bu süreçte, fast food tarzı restoranların en önemli zincirlerinden biri, bir grup tarafından hamur işi fırlatılarak protesto edilmiştir. Eylemcilerin lideri İtalyan yazar Carlo Petrini, simgeleri ise evini üzerinde taşıyan ve her yere götüren, yavaş hareketleriyle ağır başlılığı temsil eden salyangoz olmuştur.

Slow food, sadece eylem olarak kalmamış, 1989 yılında üye destekli ve kar gütmeyen bir kuruluş haline gelmiştir. Yavaş yemek hareketi, Türkiye ve diğer tüm dünya ülkelerinde de hızla yayılmış ve milyonlarca üyeyle birlikte uluslararası bir hareket halini almıştır.

Türkiye’de Slow Food Hareketi

Dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de de yerel şubeler bulunmaktadır. Sayıları 20 civarı olan bu şubeler; Kars, İzmir, Adapazarı, Ankara, Aydın, Rize, Çanakkale, Gaziantep, Kastamonu, Muğla, Samsun ve İstanbul’da varlıklarını sürdürmektedir.

Slow Food Hareketinin Amacı Nedir Ve Ne İçin Çalışır?

Kültürel-gastronomik sürdürülebilirliği ve sosyal adalet konusunda farkındalık yaratarak bireylerde bilinç düzeyini arttırma amacı olan Slow Food, ayrıca geleneksel gıdaların kültürel kimliklerini, biyolojik çeşitliliklerini korumayı ve yemek eğitimlerini desteklemeyi kendine amaç edinmiştir.

  • Küreselleşmenin en büyük tuzaklarından biri olan hızlı yemeğe karşı; geleneksel ve yerel olanı savunmakta, sofrada kurulan sağlıklı iletişimle beraber sofra zevki ve damak tadını desteklemektedir.
Slow Food Hareketinin Hedefleri Nelerdir?

Bir misyon çevresinde geliştirilmesi hedeflenen faaliyetlerin değerlendirilmesinde genel olarak üç kritere göre hareket edilmektedir.

  • İlk kriter; gıda mirasının korunmasına yönelik toprak ürünü yetiştirilmesi ve hayvan yetiştiriciliğinde yerel tohum ve yem kullanılmasıdır.
  • İkinci kriter; insanların yedikleri yemeklerin nasıl, nerede ve kim tarafından yapıldığını merak etmeleri ve böylece damak zevklerini yeniden keşfetmelerine olanak sağlamasıdır.
  • Son olarak da; ortak üretici kavramından yola çıkılıp, tüketicinin festival, fuar vb. özel etkinlikler ile üretim sürecine dahil edilerek tüketicilerle iletişimde olmalarını sağlamaktır.
Slow Food Felsefesi Nedir?

“Yavaş Yemek Hareketi” temelde “iyi, temiz ve adil olarak üretilen gıda” felsefesi üzerine kurulmuştur. Bu felsefe,  birbiriyle ilişkili 3 prensiple tanımlanabilen gıda kalitesi kavramına dayanmaktadır.

  • İyi: Yerel kültürün bir parçası olan ve duyuları tatmin eden taze kokulu mevsimsel diyet.
  • Temiz: Çevreyi, hayvanları ve insan sağlığını tehlikeye atmayan gıda üretimi ve tüketimi.
  • Adil: Tüketiciler için ulaşılabilir fiyatlar ve üreticiler için adil şartlar ve ücretler.

Slow Food, yemek yemenin yaşamın temeli olduğunu belirtmektedir. ‘’Yemeklerin kalitesini yükseltmek ve yemek yemeğe zaman ayırmak, yaşamdan zevk almamızı sağlayacak en basit yoldur.’’ sözü ise edindiği felsefedir.

Slow Food felsefesine göre yediklerimiz; kırsal alanlar, geleneklerin sürekliliği ve dünyanın biyoçeşitliliği üzerinde derin bir etkiye sahiptir. Yemek yemek ve dünya arasındaki güçlü bağları anlamamız gerekmektedir.

Sonuç olarak…

Hızlı gıdaların hayatımıza girişine bir dur dememiz gerekmektedir. Küreselleşmenin, endüstrileşmenin gıda ve tarım üzerindeki olumsuz etkilerine karşı sürdürülebilir olan tarımı, yöresel yemekleri ve hayatın her alanında yavaşlığı ve ağırbaşlılığı desteklemeliyiz. Bu bize, hem hayattaki en gerekli ihtiyacımız olan yemekten zevk alabilmeyi hem de ülkemiz ve dünya adına yararlı işler yapabilmeyi sağlayacaktır. Yavaş ve sağlıklı kalın.

Aydemir, B., & Özdemir, S. S. (2014). Yerel Yiyecek-İçecek Girişimcilerinin Yavaş Yemek Hareketi Açısından Değerlendirilmesi:Aydın Yenipazar Örneği. Balıkesir.

Güven , E. (2011). YAVAŞ GÜZELDİR: “YAVAŞ YEMEK”TEN “YAVAŞ MEDYA”YA HIZLI TÜKETİME DAİR BİR ÇÖZÜM ÖNERİSİ . İstanbul.

(2013). Mission Report at Closure of Balance Sheet. Slow Food (s. 6-24). içinde İtalya .

Paksoy, M., & Özdemir, B. (2014, eylül 3-5). Yeni Bir Gıda Tüketim Alışkanlığı Olarak Slow Food (Yavaş Yemek) Hareketi. XI. Ulusal Tarım Ekonomisi Kongresi, s. 1513-1517.

Simonetti, L. (2012). The ideology of Slow Food. Journal of European Studies, 169-173.

Uyarı! BirBes.com içeriklerinin bir bölümü veya tamamı, BirBes. com – Beslenme Biliminin Geleceği’nin daha önceden yazılı izni ve onayı alınmadan kopyalanamaz, yayımlanamaz, hiçbir ortamda kaydedilemez, değiştirilemez ve uyarlanamaz. Bütün yasal haklar saklıdır.

Yorumlar

avatar
  Abone Ol  
Bildir