Helikobakter Pilori Nedir? Beslenme Üzerine Etkisi Nasıldır?

Midemize yerleşen sinsi misafir...

0 199

Helikobakter pilori (h. pylori); gram-negatif, kıvrımlı, spiral, hareketli bir bakteri olup, dünya genelinde yaygın olarak görülen bir patojendir. Bu bakteri, gelişmekte olan ülkelerde nüfusun %80’ini, gelişmiş ülkelerde ise %20-80’ini etkilemektedir.

  • Ülkemizde yapılan çalışmalar sonucu; popülasyonun yaklaşık %70-80’inde görüldüğü ve görülme oranının erkeklerde daha yüksek olduğu belirlenmiştir.

Helikobakter pilori, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde bir halk sağlığı sorunudur. En yüksek risk, çocukluk dönemini kapsamaktadır.

  • Araştırmalar sonucunda; düşük sosyo ekonomik koşullar, taze meyve ve sebze tüketiminin az, fast food tüketiminin ise fazla olmasının, h.pilori enfeksiyonuna yakalanma riskini arttırdığı tespit edilmiştir.

Helikobakter pilori, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından, mide için 1.derece insan karsinojeni olarak kabul edilmektedir. Enfeksiyon, kronik gastrit ve peptik ülser hastalığında (PUD) nedensel olarak rol oynamaktadır.  Bu gastrit eğer kalıcı ise, duodenal ülserlere ve mukoza ile ilişkili lenfoid doku (MALT) lenfomasına yol açabilir.

  • Tanısında sıklıkla karbon 13 veya 14 üre nefes testi, dışkı antijen testleri ve serolojik testler gibi invaziv olmayan yöntemler kullanılır.
Helikobakter Pilorinin İştah Üzerine Etkisi

H.pilori, mide florasını etkileyerek kolonize olmakta ve mide mukoza bütünlüğünü bozmaktadır. Bakteri varlığı, ghrelin ve leptin hormonlarının seviyelerini etkileyerek, iştah ve besin alımında olumsuz durumlar oluşmasına sebep olmaktadır.

Ghrelin, mide tarafından salgılanan 28 aminoasitli lipoprotein yapıda olup, iştah ile birlikte kısa ve uzun süreli enerji dengesinin düzenlenmesinde önemli bir yere sahiptir.

  • H. Pilori enfeksiyonu pozitif olan bireylerde, olmayanlara göre leptin konsantrasyonları ve ghrelin/obestatin oranları düşük bulunmuş, bu hastalarda iştahın azaldığı tespit edilmiştir.
Mikrobesinler ve Helikobakter Pilori

H. pilori enfeksiyonu, vitamin (A, C, E, B12 ve folik asit vb.) ve esansiyel mineral eksikliğine neden olabilir.

B12 vitaminiH. pilori enfeksiyonu, B12 vitamininin besinlerden emilimini bozabilir ve pernisiyöz anemiye neden olabilir. B12 vitamini eksikliğine bağlı; hiperhomosisteinemi, iskemik kalp hastalığı ve serebrovasküler hastalıklar için bir risk oluşturabilir. Dolayısıyla H. Pilori enfeksiyonu ve vasküler hastalıklar arasında ilişki olduğu düşünülür.

C Vitamini:  Askorbik asit (c vitamini), nitrit türevi mutajenleri nötralize eden ve bunun sonucunda karsinogeneze karşı koruma sağlayan, suda çözünebilen bir antioksidandır. H. Pilori enfeksiyonu, emilmeden önce bağırsak lümeninde yutulan C vitamininin, geri dönüşümsüz inaktivasyonuna neden olabilir.

E Vitamini: Farklı biyolojik aktiviteleri olan, iki bileşik sınıfı tokoferolleri ve tokotrienolleri içerir. H. pilori enfeksiyonu olan hastalarda, E vitamin seviyesinin daha düşük olduğu tespit edilmiştir.

Folat: Folat ve h.pilori enfeksiyonu arasındaki ilişkiyi az sayıda çalışma araştırmıştır. Bazı çalışmalar; erişkinlerde h. pilori enfeksiyonu ve folat metabolizması arasında negatif bir ilişki olduğunu bildirmiştir.

  • Mikrobesin yetersizliği görülen hastalar kontrol altına alınmalı, mikrobesinler yiyeceklerden karşılanamıyorsa takviye verilmelidir.
Helikobakter Pilori ve Beslenme Durumu

Yapılan çalışmalar sonucu, H. pilori enfeksiyonu oluşmasında ve ilerlemesinde, bazı besinlerin ve besin öğelerinin koruyucu etkisi olduğu tespit edilmiştir. Bazı probiyotik formülaların, taze sebze ve meyvelerin h.pilori enfeksiyonu tedavisinde rol aldığı, siyah/yeşil çay ve bal tüketiminin h. pilori prevelansının azalmasıyla ilişkili olduğu literatürde yer almaktadır.

  • Taze meyve ve sebzelerdeki fitokimyasallar, biyoflavonoidler ve askorbik asidin antioksidan etkisinden dolayı; içerdiği hidrojen peroksit bileşenleri ve non peroksit bileşenlerinin antimikrobiyal etkisi nedeniyle balın; içerdiği polifenolik kateşenlerin anti enfeksiyöz etki göstermesi sebebiyle de yeşil çayın; h. piloriden korunmada ve tedavide etkili oldukları savunulmaktadır.
  • H.pilori enfeksiyonu pozitif ve yüksek tuz tüketimi olan bireylerin; helikobakter negatif ve tuz tüketimleri daha az olan bireylere göre, gastrik kanser için 10 kat daha fazla risk taşıdıkları saptanmıştır.
  • Anti bakteriyel etkisi olduğu tahmin edilen besinler üzerinde yapılan çalışmalar; brokoli filizi, manuka balı, siyah kuş üzümü ve omega-3 yağı üzerine yoğunlaşmıştır. Çalışmalarda, özellikle izotiyosiyanattan zengin brokoli filizinin h.piloriye karşı etkili besin olduğu belirlenmiştir.

Probiyotiklerin h.pilori enfeksiyonuna etkisini araştırmak için yapılan çalışmalar sonucunda ise, 2 haftadan uzun süre lactobacillus içeren probiyotik kullanımının tedaviyi destekleyici olduğu ve tedavi başarısını arttırdığı tespit edilmiştir.

Probiyotikler; gastrik mukozal bariyeri ve asiditeyi koruyarak enfeksiyonun zararlı etkilerine karşı koruma sağlamakta, tedavide kullanılan antibiyotik tedavisinin bağırsaklara verdiği zararları engelleyerek tedaviye uyumu da kolaylaştırmaktadır. Hangi suşun, hangi dozda ve ne kadar süre kullanılması gerektiği kesin olarak belirlenebilmesi için daha fazla bilimsel çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır.

Dore, P., Marras, G., Rocchi, C., Soro, S., Loria, M. F., Bassotti, G., Graham, D., Malaty, H., Pes, G. M., (2015), Changing prevalence of Helicobacter pylori infection and peptic ulcer among dyspeptic Sardinian patients, Internal and Emergency Medicine, Doi: 10.1007/s11739-015-1218-4.

Fahey, J. W., Stephenson, K. K., Wallace, A .J., (2015), Dietary Amelioration of Helicobacter Infection, Nutrition Research, 35(6), 461-473.

Franceschi, F., Annalisa, T., Teresa, R., Giovanna, D., Ianiro, G., Franco, S., Viviana, G., Valentina, T., Riccardo, L., Antonio, G., (2014). Role of Helicobacter pylori infection on nutrition and metabolism. World Journal of Gastroenterology, 36(20), 12809-12817.

Güler, E. (2010). Helicobacter Pylori ve Deri. Türkiye Klinikleri Dermatoloji Dergisi, 20(3), 141-147.

Konturek, P. C., Guzik, M., Bielanski, W., Konturek, S. J., (2006). Involvement of Helicobacter Pylori Infection In NeuroHormonal Control of Food Intake, J Physiol Pharmacol, 57(5), 67-81.

Lee, S., Kang, D., Shim, K. N:, Choe, J. W., Hong, W., Cho,, H., (2003). Effect of diet and Helicobacter pylori infection to the risk of early gastric cancer, 3(1), 162-168.

LV, Z., Wang, B., Zhou, X., Wang, F., Xie, Y. Zheng, H., LV, N., (2015). Efficacy and safety of probiotics as adjuvant agents for Helicobacter pylori infection: A meta-analysis, Experımental And Therapeutıc Medıcıne, 9(3), 707-716.

Ozaydın, N., Turkyilmaz, S. A., Cali, S., (2013). Prevalence and risk factors of helicobacter pylori in Turkey: a nationally-representative,cross-sectional, screening with the13C-Urea breath test, BMC Public Health 13(1215), 1-12

Özturan, A., Bilici, S., Gök Sargın, Z., Karakan, T., (2017), Helicobacter pylori enfeksiyonu olan bireylerde tedavi öncesi ve sonrası beslenme durumlarının değerlendirilmesi üzerine bir araştırma, Gazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi, 2(2), 20-31.

Özturan, A., Bilici, S.,. (2017). The Effects of Helicobacter Pylori Infection on Nutrition status and metabolism, Kafkas Tıp Bilimleri Dergisi, 7(1), 84-90.

Uyarı! BirBes.com içeriklerinin bir bölümü veya tamamı, BirBes. com – Beslenme Biliminin Geleceği’nin daha önceden yazılı izni ve onayı alınmadan kopyalanamaz, yayımlanamaz, hiçbir ortamda kaydedilemez, değiştirilemez ve uyarlanamaz. Bütün yasal haklar saklıdır.

Yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.